Bugün onun doğum günü kendisi o kadar önemsemesede benim için önemli bi gün o doğdu ya o en çok sevdiğim insan kimseyi sevmediğim kadar sevdiğim insan nasıl önemsiz olsun ki bugün onun için ne yapsam eksik kalıcak o her şeyin en iyisine layık o yüzden bi şeyi yakıştırmam çok zor oluyo ama ona en çok yakıştırdığım şey melekdir o benim meleğim bana bir melek
Bakalım hayatım da ne demek için şu ana ne koyacağım.Bu yazıları buraya yazmayacakmıydım yoksa derken bile hala yazıyor olmam beni değiştirir mi . Yazacağım biraz kelime ile ifade etsem bi yerde kelimelerimi , cümlelerimi sadeleştirsem bu benim az ilgilendiğimimi düşündürecek ,yoksa sadeleşmeyi ortaya atıp yaptığımı
Yaşam. Benim Hayatım bu akşam yok mu, final mi yaptı? Benim Hayatım yeni bölüm ne zaman? 21 Kasım 2021, 19:38 tarihinde eklendi. Başrollerinde Savaş Özdemir, Genco Özak ve Nilsu Berfin Aktaş'ın yer aldığı Star TV'nin yeni dizisi Benim Hayatım yayın günü değişti. Peki Benim Hayatım hangi gün yayınlanacak?
Bu arada o zamanlar Graham Bell hayranıydım 2 ağustosta vefatı beni çok üzmüştü bu yüzden Kütahyaya gitmek iyi gelmişti bana. İ lişkimiz çok iyi gidiyordu ve bana hiç ayrılmayalım diyordu içimden diyodum ki "böyle hatunu bulmuşum bırakırmıyım amk" dışımdan ise "ayrılmayız tabi ki hayatım" .
Evet, bu size garip gelebilir. Benim bu görevleri ekgibsiz olarak yerine getireceğime dair inançları tamdı. Gece 4'de aldığım ilk görev akşam 8'e kadar aç durmak oldu. Gün içinde pek fazla dışarı çıkmadığımdan ve asosyal bir bin olarak babaannemin emekli maaşından geçindiğim için bu benim için pek bir sorun olmadı.
BIIE. Bir cümlede Çünkü bu benim hayatım kullanım örnekleri ve çevirileri İnsanlar da tercüme ediyor I'm gonna go with my badge held high andIt really doesn't matter what you think because it's my life and it's my relationship. I always try my best you know? you know is I always… I always try my best you know?Hayır beni küçük parçalaraAnd stick me on hooks for fish to nibble at No Sonuçlar 314, Zaman Farklı Dillerde Çünkü bu benim hayatım Yunan -γιαί αυή είναι η ζή μου Kelime çeviri Alfabetik sırayla ifadeler
Kartımı alıp bankaya gittim ve paramın yarısını kendime üst baş fırçası, macun,havlu,tarak, gibi bakım malzemelerimi de odam küçük bir eve benziyordu. Ama sonra birşey farkettim ki, param sonsuz değildi. Bir iş bulmalıydım. Ama beni kim alırdı ki ! Üniversite okumamış, yaş küçük, karar vermiştim bulacaktım!Çünkü bu ev benim otel odasıydı ve otel günlük para alıyordu. Bunları düşünerek dışarı amaçsızca dolanmaya başladım. Bir dövmeci yapamazdım. Bir otel? Hayıır. Oflaya puflaya şirin bir kafenin bahçesine oturdum. Kendime bi çay ısmarladım ve gelen geçeni izlemeye başladım. İnsanlaar, insanlar...Herbirinin hayatı o kadar değişik ve gizemli ki..Mesela gören normal annesi babası olan bir genç kız şurda oturan çok kilolu adam. İnsanlar ona dışardan "Iyy ayı gibi yemiş şişkoooo" demeyi biliyorlar. Ama adamın bir hastalığı olduğunu bilmiyorlar...İnsanlar çok önyargılı hemde çok. Ben bunları düşüne durayım, çayım sonra kasaya ödemeye gözüme birşey takıldı. Evet evet ! bulmuştum sonunda! "Bizimle çalışmak istermisiniz?" tabelasını gösterip, "Nereye başvuruyorduk?" dedim.. Genç garson güler yüzle beni arkada ki mutfağa gömlekli siyah kumaş pantolonlu bir adam sanırım benim yaşlarımda olan bir erkeğe kızıp bağırıyordu. "Oğlum sen gerizekalımısın ? Geleli 1 hafta oldu, daha öğrenemedinmi ? Hey Allahım yaaa!!!" Genç garson yavaşça "Alp Bey, sizinle görüşmek isteyen birisi var" dedi. Alp arkasını döndü ve, "Buyrun" dedi. "İş için gelmiştim de" dedim. Bu arada Alpin kızdığı çocuk kızarıp bozarmış, başını eğmiş yere an Alp e tekme tkat daldığımı hayal ettim. "Tabii tabi, buyrun odama geçelim" dedi ve yürümeye gittim. Bu arada genç garson ve çocuk konuşmaya başlamışlardı; "Bu adamı iyi bi dövmek gerek..." Sanırım bu ikisiyle iyi anlaşacağım... Neyse, Alpin odasına bir sohbetten sonra "Yarın 830 da burada ol"
Bugün bahsetmek istediğim… Antreman sırasında, öncesinde, sonrasında, canınızın yandığı hareketlerde, bırakma sürecinde, herşeyde unutmamanız gereken, başlarken nasıl bir heyecanla başladığınızı hatırlamak. Herşeyin başı heyecan, önce heyecan duyarız, sonra severiz, sonra tutkuya kapılır, en son hayatımızın parçası ki pek çoğumuzun en çok yaptığı ya da meyilli olduğu davranış, sabretmemek. Bir programa başlarken o sırada duyduğumuz başka program varsa hemen ona, ondan başka programa, hepsini yarım yamalak yapıp, bir anlık hevesimizin, aceleciliğimizin yanlışına düşmek… Tony, “kalite sayıdan daha önemli” der. Bu, bence hangi programı yapıyorsanız yapın, doğru şekilde başladığınız işi bitirmeniz, daha kaliteli bitirmeniz anlamına geliyor. 1 ay Insanity, 1 ay Rev-Abs, 1 Asylum, 1 ay Body Beast… anlık kararlar, anlık düşünceler, anlık hevesler bizi yanlışa sürükler. Oysa öncelikle başladığınız işi bitirin, heyecanınızı, ısrarınızı sürdürün. Vazgeçmelerin temel sebebi hep daha hızlı, daha çabuk, daha daha daha… Ayrıca zoru görünce kaçmak doğru değil, savaşın! Gerekirse P90X rakibiniz olsun, siz onu yenmeye, hergün güçlenmeye odaklanın. Bugün belki istediğiniz kadar iyi değilsiniz ama yıkılmaz ayakta kalırsanız, yarın karşınızdaki yıkılacaktır! Bahaneleri bir kenara bırakın. Daha doğrusu bahaneleri, spora başlamayanlara bırakın; siz güçlenip değişirken, onlar bahanelerin arkasında sizin bıraktığınız yerde kalmaya devam edecektir. P90X gibi ekstrem bir programa başlamaya karar vererek zaten çevrenizdekilerden farklı bir sürece girdiniz. Odaklanın, yapabilir miyim, ağırlığı azaltsam mı demeyin, yapın! Ben bayanım, benim yaşım genç, ben yaşlıyım, ben hastayım, ben öğrenciyim, ben şuyum, ben buyumlardan vazgeçin. Siz artık P90X’e başladınız ve bundan sonra hayatınız çok farklı olacak. P90X’e ilk başladığımda çevremde, ailemde “işte kendince spor yapıyor” diye düşünüyorlardı. Doğru beslenmek aslında çok zor, çevrende baskı ve genellikle senin yemek istemediğin beslenme çeşitleri var. Ama yılmadım, ben değil onlar değişti! Ve bugün evdeki sistem sağlıklı beslenmek üzerine kurulu. Ya da spor yaptığım saatler misafir kabul edilmiyor ve ailem rahatsız etmiyor. Sadece değişim bu değil; terlerken siz nefes nefese acı içinde olabilirsiniz ama ter vücudun akıttığı gözyaşlarıdır. Tony’nin dediği gibi vücudumuz dış etmenlere karşı hazırlıklı olmalı. Bir keresinde Barfiks aletinin yanlış bir hareketimle zorlamamla elimde kalması sonucu belimin üstüne düştüm ama “Back” antremanları sayesinde hissetmedim, kalktım ve bıraktığım yerden devam ettim! Bugünden sonra tek baheneniz olsun, o da şu anda P90X yapıyorum. Aykut Hoca programı bitiren ve Sertifikalı Koç, onun amacı Türkiye’de P90X yapan en iyi vücuda sahip olmak değil, başkalarına yardım etmek. Onun yaptığından daha iyisini yapmak, bu hepimizin amacı. Çıtayı ileriye götürmek, kardeşlerimize, abilerimize yaptığımız hataları yapmalarını engellemek. Aslında yardım etmek kadar motive edici bir şey olamaz. Ben tek başıma antreman yapmıyorum, karşımda Pam, Tony, Dreya… Yanımda Koç Aykut, Metehan ve diğerleri… Adeta artık bunu sadece kendimiz için değil tüm P90X ailesini düşünerek yapıyoruz. Peki… Özellikeri ortaya çıkarma zamanı gelmedi mi? Neler yapabileceklerinizi kendinize gösterme zamanı gelmedi mi? Kendinizi kendinize ispatlama zamanı gelmedi mi? Sınırları zorlama zamanı gelmedi mi? P90X’i yapması zor, yapamazsın gibi tabuları yıkma zamanı gelmedi mi? Maestro olma zamanınız gelmedi mi? Gücünüzü, kuvvetinizi, kondisyonunuzu gösterme zamanınız gelmedi mi? Çıtayı yükseltme zamanı gelmedi mi? Baştan aşağı yenilenme, ayağa kalkma zamanı gelmedi mi? Vücudunuzda istemediğiniz yağlara savaş açma zamanı gelmedi mi? Geldiyse neden hala PC başındasın… Hadi kalk, P90X zamanı! Yok gelmediyse, otur PC başında, resimlere videolara bakarak başkalarının başarılarına imrenmekle yetin! Değiştirme hyatını! Ben ise P90X yapmaya gidiyorum. Gerekirse acı çekmeye, limitlerimi zorlamaya, ter atmaya… Çünkü bu benim hayatım…
◊ Şarkıcı, oyuncu, iş kadını, moda tasarımcısı, dansçı, şarkı sözü yazarı, yapımcı... Nasıl mümkün olabilir ki bunca işi bir arada yürütmek?- Bilmiyorum ki... Yoğunluktan ve yorgunluktan ölmüş olmalıyım aslında değil mi gülüyor... Genelde ne yapıyorum biliyor musun, bir sürü projeyi bir anda seçiyorum. Bu nedenle başımı birçok kez belaya sokmuşumdur zaten...◊ Neden?- Çünkü “Bu projeyi yapmak ister misin?” diye teklif geldiğinde ilk söylediğim “Ohh nasıl da eğlenceli bir iş gibi görünüyor” oluyor. Sonra proje günü gelip çatıyor. Dehşete düşsem de, korkudan ölsem de yapmak zorunda kalıyorum tabii.◊ Hayatınızın kırılma noktalarında kimler var; kimler sizde derin izler bıraktı?- Hiç şüphesiz listenin başında annem var. Ben 4 yaşımdan beri bu işi yapmak, bugünkü Cher olmak istiyordum. O bana bu konuda cesaret veren kişidir çünkü. Disleksik bir çocuktum, bu durum hâlâ da devam ediyor. O nedenle okulda hiçbir zaman başarılı olamadım. Çocukluğumda bugünkü Cher olacağımın işaretini veren hiçbir özelliğim yoktu. Fakat annem hep, çok belli etmesem de, çok akıllı gibi görünmesem de aslında akıllı olduğumu söylerdi! “Büyüyünce etrafında her istediğini yapacak insanlar olacak, hiçbir şey ile uğraşmak zorunda kalmayacaksın” derdi. Öyle de oldu. Listede ikinci sırada olan, hayatıma yön veren kişi de yapımcı Sonny Bono oldu. Sonny & Cher ikilisi olduk ve o sayede kariyerim BEDEL ÖDEMEDEN ELDE EDEMEZSİN◊ Geriye dönüp başarılarla dolu hayatınıza baktığınızda, yine de pişmanlık duyduğunuz olaylar, detaylar görüyor musunuz?- Pişmanlıklar için vaktim yok diyeceğim ama... Doğru cevabı istiyorsan var tabii, kimin pişmanlıkları yok ki? Ama unutma başarısızlık ya da hatalar en iyi öğretmenlerimiz. Başarılı işlere imza attığımızda hiçbirimiz “Aman Allah’ım neden başardım?” demiyoruz. Ama başaramayınca “Neden böyle oldu?” diye düşünüyoruz, sebeplerini anlamaya çalışıyoruz. O yüzden hatalara, başarısızlıklara pişmanlık gözüyle bakmıyorum. Çünkü o hatalar bizi daha iyi insanlar yapıyor.◊ Merak ediyorum, Cher olmanın pozitif ve negatif tarafları neler?- Birçok iyi yönü olmasına karşılık birçok kötü tarafı da var. Unutma, istediklerini bedel ödemeden elde edemezsin. Ama sanırım negatif taraflarını benden çok etrafımdakiler yaşıyor. Çünkü tatsız durumlarda beni onlar çekmek zorunda kalıyor. Herkes gibi harika zamanlar kadar berbat dönemler yaşadığım oluyor BENİM DE TORUNLARIM OLSAYDI◊ Gelelim “Mamma Mia! Here We Go Again”e... Son derece keyifli bir film. Biraz o proje hakkında konuşalım mı? Nasıl geçti çekimler?- Hayatımda çalıştığım en kolay ve zevkli projeydi. Filmde çalışan herkes çok sakin ve huzurluydu. İtiraf ediyorum, sete ilk gittiğimde çok sinirliydim. Buna rağmen herkes bana fazlasıyla nazik ve saygılı davrandı.◊ Siz ne durumdaydınız?- “Ahh Meryl Streep dışında kimseyi tanımıyorum” modundaydım. Dediğim gibi bu durum kısa sürdü, sete gidince sıcacık bir ortamla karşılaştım.◊ Filmde bir büyükanneyi oynuyorsunuz...- Eğer torunlarımla ilişkimi soracaksan, benim torunum yok biliyorsun. Keşke olsaydı...◊ Hayır sizin büyükannenizle aranız nasıldı diye soracaktım...- Gülüyor Sanırım büyükanne-büyükbabalar anne-babadan daha eğlenceli insanlar. Hatırlıyorum da bir keresinde büyükannemin parfüm şişesini tuvalete düşürmüştüm. Kadının tek yaptığı gülmekti. Ama filmde durum farklı, ben istenmediği halde aileye girmek için çabalayan bir PROVADAYKEN MERYL GELİP GİZLİCE BENİ İZLİYORMUŞ◊ Filmde ABBA şarkıları kullanılmış. ABBA’nın sizin müziğiniz üzerinde etkisi var mı?- ABBA tüm dünyada çok popülerdi... O yüzden müziklerinin ne kadar özel ve karmaşık olduğunu anlamam vakit aldı.◊ Neden?- Çünkü şarkıları pop şarkıları gibiydi. Sonraları anladım onların müziklerindeki derinliği diyebilirim.◊ Merly Streep ile başrolü paylaştığınız “Silkwood”un üzerinden 35 yıl geçti. O süreçte iletişiminiz devam etti mi? Çekimler bittikten sonra da görüşmeye devam ettiniz mi?- Her zaman iletişim halindeydik, hiç kopmadık. “Mamma Mia”nın çekimleri sırasında da ilginç bir şey oldu. Asistanım, ben şarkılarımın provasını yaparken Merly’nin geldiğini, rahatsız etmemek için gizlice beni izlediğini söyledi. Çok hoşuma gitmişti bu... BİZİM EVDE ET YENMEZDİ ÇÜNKÜ ALAMIYORDUK◊ 72 yaşındasınız ve hâlâ o kadar güzel görünüyorsunuz ki güzellik sırlarınızı sormadan Sağlık ve bakım... Bu iki konuyu hiçbir zaman ihmal etmem. Mesela spor hayatımın vazgeçilmez bir parçasıdır. Her zaman sağlıklı yemekler yemeyi tercih ediyorum. Annem de yediklerine çok dikkat ederdi. Gerçi onunki fakirlikle alakalı bir sağlıklı beslenme şekliydi. Bizim evde et yenmezdi çünkü alamıyorduk. Annem harika sebze yemekleri pişirirdi. Konumuza dönersek; başka neler yapıyorum, cildime özen gösteriyorum. Alkol, sigara ve tabii ki uyuşturucu kullanmıyorum. Bunların hepsi yaşlanmayı hızlandıran etkenler...◊ Emekli olmayı düşündüğünüz oluyor mu hiç?- Bir noktada emekli olmak zorunda kalacağım zaten... Yaptığım işi o kadar çok seviyorum ki, 60 yaşıma gelene kadar 40’lı yaşlarımı geçtiğimi anlamamıştım bile. Hâlâ çalışıyorum ve mutluyum... Ne zaman emekli olurum OLMAM OĞULLARIMA HİÇ EĞLENCELİ GELMİYORDU ◊ İki oğlunuz var Elijah ve Chaz Bono. Onlar neler yapıyorlar?- Chaz “American Horror Story”deydi. Elijah müzik anda çalıştığı proje hakkında konuşmam yasak.◊ Annelerinin Amerikan pop kültürünün bir ikonu olması onları nasıl etkilemiştir sizce?- Onlar için benim ünlü olmam hiç eğlenceli Chaz ile bir gün okul gezisine onunla gitmem geziyi berbat etmişti, çünkü insanlar konuşmak için sürekli benim yanıma ilgilenememiştim bile. Chaz’e sonunda okul otobüsüne gidip beni beklemesini için korkutucu bir deneyimdi bence.◊ Boş zamanlarınızda neler yapıyorsunuz?- Spor hayatımın çok önemli bir parçası. Ayrıca arkadaşlarımla vakit izlemeyi çok seviyorum; eski-yeni her türlü filmi izlerim vaktim de resim yapıyorum.◊ Sizce sesiniz Sonny Bono ile şarkı söylediğiniz yıllardan daha mı farklı artık?- Bence 100 kere daha iyi. Sesim şu an olabileceğinin en en sevdiğim şey ne biliyor musun, sahnede prova yaparken vücudumdan çıkan sesi hissetmek...Seyircisiz, hiçbir şeyden endişe etmeden sesi vücudumdan salıvermek. Tek kelimeyle harika bir YAŞLANDIM, NİYE HÂL BU KADAR ÇALIŞIYORUM! ◊ Sizce yaşımız ilerledikçe hayatlarımız basitleşiyor olabilir mi?- Yooo, benimki hâlâ karmaşık. Yaşım ilerlese de hayatımda hiçbir şey basitleşmedi. Gerçi kendi kendime sürekli “Çok yaşlandım, neden hâlâ bu kadar çok çalışıyorum?” ya da “Neden hâlâ insanlar çalışmamı istiyor?” diye soruyorum. Bazen “Keşke hayatım daha basit olsaydı” diyorum.◊ Harika bir kariyeriniz var ama... Seçme imkanınız olsa kimin kariyerine sahip olmak isterdiniz?- Meryl Streep’in kariyerine sahip olmak isterdim. Bence Meryl kusursuz bir kariyere sahip. Ayrıca iş ile özel hayatını harika idare ediyor. Dengeyi kurmuş. Üstelik çok da alçakgönüllü BİR KADININ SEVGİLİSİ OLMAK ERKEĞE ACI VERİYOR ◊ Aşk hayatınız ne durumda! Erkek arkadaşınız var mı ?- Kısa süre öncesine kadar vardı. Ayrıldık. Gerçek şu ki ünlü bir kadının sevgilisi olmak, erkeklere acı veriyor. Benim ilişkilerim maalesef hiçbir zaman yürümedi. Hep ayrılık KENDİNE HAS BİR RUHU VAR ◊ Avrupa’nın da dahil olduğu bir konser turnesi görünüyor mu ufukta?- Keşke olsa. Avrupa’ya gitmeyi çok seviyorum. Eğer böyle bir teklif gelirse hayır demem ama şimdilik öyle bir planım yok.◊ Türkiye’ye geldiniz mi hiç?- İki kere geldim. Türkiye harikaydı, İstanbul şahaneydi. En sevdiğim şehirlerden biri İstanbul oldu. Kendine has bir ruhu var.◊ Yarı Ermenisiniz. Ermeni kültürüne yakın mısınız?- Babam Ermeniydi ama 11 yaşıma kadar onu hiç görmedim. Onsuz büyüdüm. 11 yaşımdayken onunla ve büyükannemle tanıştığımda, yaptığımız ilk şey “sarma” oldu. Büyükannem harika yemekler yapardı. İngilizce de bilmezdi ama anlaşırdık. Onlarla çok kısıtlı zaman geçirdim maalesef. Ama halamın üzerimde etkisi vardır, çünkü babamın annemle evli olduğu dönemde annemle kardeş gibi görüşüyorum halamla. Çok eğlenceli, çok güleryüzlü bir TAKLİDİ YAPARAK YAPIMCININ EVİNDEN KAÇTIM ◊ Me Too hareketini hepimiz takip ediyoruz. Çok uzun zamandır bu sektörde yer alan bir kadın olarak, hiç uygunsuz bir hareketle karşılaştığınız oldu mu?- Bir kere oldu. Çok ünlü bir yapımcıyla uygunsuz bir hadise yaşadım. İsmini vermek istemiyorum. 28 yaşındaydım. Film çekmek istiyordum, yapımcıya film yapma isteğimden bahsettim. Görüşmek için evine çağırdı. Gittiğimde birkaç garip davranışı oldu. Ortamın normal bir toplantı ortamı olmadığını anladım. Annemin uyarıları aklıma geldi. Çünkü o da zamanında filmlerde figüranlık yapmıştı ve piyasada neler olup bittiğini bilen bir kadındı. Neyse... Yapımcı eğer istediklerini yaparsam beni kadroya alacağını söyledi. Böyle bir şey beklemiyordum çünkü zaten şöhret olmuştum. Filmde oynamasam bile bir kariyere sahiptim. Ortamdan kurtulmak için tek çarem hasta numarası yapmaktı. Çok kötü hissetmeye başladığımı söyledim ve oradan ayrıldım. Eve gittim, “Bu adam bu gece nasıl rahat uyuyacak?” diye düşündüm. Çünkü hareketleri o kadar yakışıksızdı ki. İnanamadım. Çok ünlü bir yapımcıydı.
ölümün kıyısından geri dönen insanların bir kısmının söylediği ortak şey. tüm hayatım gözümün önünden geçti. Benim açımdan bunun sadece ölürken yaşanması şaşırtıcı bir durum. Çünkü hayatım zaten sürekli bir film şeridi gibi gözümün önünde. insanların okul öncesi arkadaşlarını, ilk terliklerini, hangi yiyeceği ilk defa ne zaman tattıklarını unutuyor olmalarını anlamam mümkün değil. bu da bir çeşit cezalanma yöntemi olsa gerek.
çünkü bu benim ilk hayatım