1214 Aliağa Petkimspor, Omar Perwitt’i transfer etti. HIZLI ERİŞİM. Anasayfa; Tüm Haberler; Temelleri 3 Nisan 1937’de atılan Karabük Demir Çelik Fabrikaları (KARDEMİR) A.Ş., 78 yıllık serüveninde inişli çıkışlı yollardan geçerek tüm zorluklara rağmen ayakta durmayı başardı. SON DAKİKA. 1 Tarlada
A A-. Ege Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçıları Birliği’nin, bölgenin en fazla ihracat gerçekleştiren şirketlerini ödüllendirdiği törende, demir çelik sektöründe birincilik ödülü geçtiğimiz yıl olduğu gibi bu yıl da Kocaer Çelik’e verildi. Şirket,
21 Bölge Demir-Çelik Endüstrisi İzmir Aliağa bölgesinde bulunan ve dört ayrı trafo merkezinin beslediği hattan enerjilendirilen beú adet demir-çelik tesisi bulunmaktadır. Güç Kalitesi Milli Projesinde kapsamında ilk önce TEİAù trafo merkezlerinin içinde 7
Bölgeselyerel gazete haberleri, köşe yazıları, son dakika haberleri, Türkiye ve Ege gündemi, İzmir bölgesinin en köklü internet gazetesi. İzmir 17°C Az Bulutlu RADYO DİNLE
Türkiyenin ilk çelik hasır fabrikası olan BMS Çelik Hasır 1971 yılında Manisa Organize Sanayi Bölgesi’nde kurulmuş ve farklı firmalar tarafından 2001 yılına kadar işletilmiştir. Bu tesisin makineleri ve fabrika binası 2004 yılında kurulmuş olan Zontur Çelik Hasır Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından 2004 yılı Eylül
0pg9T. Çebitaş Demir Çelik Endüstrisi Anonim Şirketi Aliağa Fabrikası ŞubesiTel 0232 625 11 54Adres Yeni Foça Yolu 35800 Aliağa Aliağa, İzmir Bu bilgiler faydalı mıydı?Çebitaş Demir Çelik Endüstrisi Anonim Şirketi Aliağa Fabrikası Şubesi TanıtımÇebitaş Demir Çelik Endüstrisi Anonim Şirketi Aliağa Fabrikası Şubesi Haritadaki Yeri ve Yol Tarifi AlınAşağıdaki Haritayı kullanarak Çebitaş Demir Çelik Endüstrisi Anonim Şirketi Aliağa Fabrikası Şubesi nerede bulunduğunu görebilirsiniz. Çebitaş Demir Çelik Endüstrisi Anonim Şirketi Aliağa Fabrikası Şubesi Yol tarifi için Demir Çelik Endüstrisi Anonim Şirketi Aliağa Fabrikası Şubesi ilgili aramalar
Sefer GelenAraştırmacı - Saint Petersburg Devlet Üniversitesi - Avrasya ÇalışmalarıTürkiye’nin 1950’lerde başlayan nükleer enerji çalışmaları çeşitli nedenlerle akamete uğramış/uğratılmıştır. 1970’lerin başlarında yer araştırmalarına başlanmış ve yapılan fizibilite sonucunda Akkuyu sahası nükleer santral yapımı için en uygun yer olarak belirlenmiştir. 1976’da bu sahaya yer lisansı verilmiş ve ihaleye çıkılmıştır. Ancak projeyi üstlenen İsveç merkezli ASEA Atom şirketi dış kredi sıkıntısı bahanesiyle projeden çekilmiştir. 1980’lerin ikinci yarısında üç şirket ile daha görüşülmüş, ancak firmalara malî konuda hükümet garantisi verilememiştir. 1998’de bir kez daha ihaleye çıkılmış ancak bu ihale Bakanlar Kurulu kararı ile askıya alınmıştır. 1993’te santral tekrar yatırım programına alınmış, 1997’de de yeni teklifler alınmış ancak proje hayata geçirilememiştir. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı 2004 yılında projeyi tekrar gündemine almış ve Kasım 2007’de nükleer santral kurulumu ve enerji satışıyla ilgili kanun kabul edilmiştir. 2010’da Türkiye Cumhuriyeti ile Rusya Federasyonu arasında Akkuyu sahasında bir nükleer santral yapım antlaşması imzalanmıştır. 14 Nisan 2015’te ilk olarak limanın temeli atılmış, Nisan 2018’de birinci, Haziran 2020’de ikinci, Mart 2021’de üçüncü ve Temmuz 2022’de ise dördüncü ünitenin temelleri atılmıştır. Bizzat Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından santralin ilk reaktörünün 2023 yılında devreye alınacağı açıklanmıştır. Akkuyu Nükleer Güç Santrali NGS tamamlandığında, Cumhuriyet tarihinin “tek kalemdeki” en büyük yatırımı olacağı ilan NEDEN RUSYA İLE HAYATA GEÇİRİLDİ?Türkiye ile Rusya arasında stabil olmayan ilişkiler göz önüne alındığında böylesi stratejik bir projenin niçin Ruslara verildiği akıllarda soru işareti yaratabilir. Ancak Türkiye ve Rusya arasındaki imzalanan bu proje iki ülke arasında imzalanmış ilk büyük proje değil. Hatırlanacağı üzere genç Türkiye’nin sanayileşmesinde Rusların önemli katkıları olmuştur. Örneğin 1937’de kurulan ve Türk tekstilinin mihenk taşı olarak kabul edilen, yüzün üzerinde Rus mühendisin görev alarak teknoloji transferi yaptığı Nazilli Sümerbank basma fabrikası bunlardan biridir. Yine 1935 yılında Kayseri Sümerbank bez fabrikası Ruslar tarafından kurulmuştur. Bu projede dönemin en önemli mimarlarından olan Ivan Sergeyeviç Nikolayev görev almıştır. Ek olarak 1961’de Arpaçay Barajı ve 1979 Orhaneli termik santrali Ruslar tarafından inşa edilmiştir. 1967 yılında Türkiye Cumuriyeti ile SSCB arasında birçok projenin yer aldığı geniş çaplı bir ikili anlaşma daha imzalandı. İş bu anlaşma çerçevesinde Ruslar İskenderun Demir çelik, Seydişehir Alimünyum, Oymapınar Barajı, Aliağa petrol rafinerisi, Bandırma sülfirik asit fabrikası, Artvin lif levha fabrikası ve Çayırova cam fabrikası gibi Türk sanayisinin omurgası olarak kabul edilebilecek bu önemli projeleri hayata geçirdiler. Ayrıca enerji güvenliği anlamında hem Ruslar hem de Türkiye için önemli bir proje olan Türk Akımı projesi de göz ardı edilmemelidir. Görüldüğü üzere Ruslar Türkiye’de önemli projelere imza atmışlardır. Akkuyu NGS’nin inşasında Ruslarla yola çıkılmasının nedeni yılların getirdiği bir birikim ve güvenin sonucudur. BATILI ÜLKELER PROJEYİ DURDURMAK İSTEDİAkkuyu NGS’nin hayata geçirilmesinin iki ülke ilişkilerine pozitif etkileri olacaktır. İlk olarak, 70 yıldır Türkiye’ye bu teknolojiyi vermemekle kalmayıp aynı zamanda başka ülkeler üzerinden de ulaşmasını engellemek için elinden geleni yapan Batı başkentlerinin aksine Moskova, Ankara ile bu alanda iş birliğine gitmeyi tercih etmiştir. Hatırlanacağı üzere 2017 yılında Avrupa Parlamentosu, Türkiye ile müzakerelerin askıya alınmasını öneren bir rapor hazırlayarak Akkuyu NGS projesinden vazgeçilmesini talep etmişti. AP verdiği notayla Türk hükümetine, Akkuyu NGS’nin yapımına dair planlarını durdurması çağrısında bulunmuştu. AP, Akkuyu NGS’nin Türkiye›nin yanı sıra Akdeniz bölgesi için de önemli bir tehdit olduğunu iddia etmişti. Ancak yetkili ağızlardan bu iddianın doğru olmadığı açıklanmış; Akkuyu NGS’nin dokuz büyüklüğünde bir depreme dayanıklı olduğunun altı çizilmişti. Sonuç olarak Batı, Akkuyu NGS aracılığı ile Türk-Rus yakınlaşmasını engellemek istemişti. Ancak bu projenin hayata geçirilmesi hem Türk-Rus ilişkilerini sağlamlaştırmış hem de Batı karşısında Türkiye’nin elini güçlendirmiştir. İKİ ÜLKE ARASINDAKİ GÜVENLİK SİGORTASIAkkuyu NGS’nin hayata geçirilmesi iki ülke arasındaki teknoloji transferi ve stratejik yatırım projeleri konusunda domino etkisi yaratma potansiyeline sahiptir. Çünkü hem yukarıda bahsi geçen önemli projelerin Ruslar tarafından hayata geçirilmiş olması hem de Akkuyu NGS gibi stratejik bir projenin yine Ruslar tarafından inşa ediliyor olması yeni projeler için teminat niteliğindedir. Batının aksine teknoloji transferi konusunda daha paylaşımcı görünen Moskova’nın bu tutumu Ankara tarafından daha güvenilir olarak algılanmaktadır. Yine bu bağlamda, Nükleer Enerji alanında Türk ve Rus eğitim kurumları arasında çeşitli anlaşmalar aracılığıyla birçok Türk öğrenci Rusya’da eğitim almaktadır. Bu alanda oldukça ileri seviyede olan ve önemli ölçüde bilgi ve teknoloji birikimine sahip olan Rusya’da yetişmiş Türk mühendisler nükleer teknoloji alanında bu zincirin ilk halkaları olacaklardır. Akkuyu NGS ve buna eş değer projeler iki ülke arasındaki ilişkilerin “güvenlik sigortası”dır. Doğalgazda Rusya’ya bağımlı olan Türkiye’nin bir de Nükleer Enerji konusunda bağımlı olması akıllarda soru işaretleri yaratabilir. Elbette Rus bağımlılığı hassas bir konudur. Ancak önümüzdeki süreçte Türkiye’nin enerjide alternatif yollara yönelmesi ve kendi öz kaynaklarını kullanabilir olma konumuna gelmesi, Ankara’nın aşama aşama Rusya’ya olan doğalgaz bağımlılığını azaltacaktır. Nükleer enerji alanında ise Türkiye’nin opsiyonları oldukça kısıtlı olduğu için Moskova ile atılan bu adım Türk çıkarları açısından en doğru seçenek gibi gözüküyor. Dolayısıyla bu proje sanıldığı kadar Ankara’yı Moskova’ya bağımlı kılmayacaktır. Aksine her iki ülke çıkarları açısından doğru bir adımdır.
Çevreyi kirleten işletmelere göz açtırmayan İzmir Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü, ceza yağdırdı. Çevre kirliliği denetimlerini artıran, çevre denetimlerinden sorumlu şube müdürlüğü ekipleri, Aliağa'da faaliyet gösteren bir firmaya, çevreyi kirlettiği gerekçesiyle yaklaşık 500 bin liralık para cezası kesti. Ceza bununla da sınırlı kalmadı. Erol Evcil'e ait olduğu iddia edilen demir çelik fabrikasının üretimi, gerekli tedbirler alınana kadar durduruldu. Aliağa'da faaliyet gösteren ve Erol Evcil'e ait olduğu iddia edilen Sider Demir Çelik Pazarlama işletmesine ait demir çelik fabrikasına ceza yağdı. Değişik tarihlerde yapılan denetimlerde çevreyi kirletiği gerekçesi ile hakkında 5 defa işlem yapılan Sider Demir Çelik Fabrikası, 26 Haziran'da yapılan son denetimde uyarılara rağmen çevreyi kirlettiği gerekçesi ile tutanak tutuldu. Yapılan cezai işlemin ardından firmaya yaklaşık 500 bin lira para cezası kesildi. Fabrika gerekli önlemleri alana kadar da kapısına geçici olarak kilit vuruldu. Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü Çevre Denetimlerinden Sorumlu Şube Müdürlüğü yetkilileri, söz konusu demir çelik fabrikası hakkında daha önce yapılan denetimlerde çevreyi kirlettiği gerekçesi ile 5 kez cezai işlem uygulandığını söyledi. Son denetimde gerekli önlemleri alması için fabrikaya 2 ay süre tanındığına dikkat çeken yetkililer, aradan geçen süreçte firmanın çevreyi kirletmeye devam ettiğini, bunun üzerine demir çelik fabrikasının süresiz olarak kapatıldığını söyledi. 'İZİN VERMEYECEĞİZ' İzmir'de çevre kirliliği ile mücadeleyi bırakmayacaklarını belirten İzmir Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürü Selahattin Varan, "Çevre kirliliği ile sonuna kadar kurum olarak mücadele ediyoruz. Denetimlerimizi sıklaştırdık. Çevreyi kirleten hiçbir kurum, kuruluş ve şahsın gözünün yaşına bakmayız. Gereken neyse onu uygularız. Bu çevre, doğa hepimizin. Kimsenin kirletmeye hakkı yok" dedi. 3 KEZ İSMİ DEĞİŞTİ 1985 yılında faaliyete geçen, Aliağa'da 225 bin metrekarelik alanda üretim yapan ve en son Sider Demir Çelik Pazarlama olarak ismini değiştiren firma, ilk olarak Erege Metal Demir Çelik San. ve Tic. adıyla kuruldu. Daha sonra SİDEMİR adıyla üretimine devam etti.
CHP Sözcüsü Faik Öztrak gündemi değerlendirdi- "Dünyada gıda fiyatları son dört aydır büyük bir hızla düşüyor. Tahıl dolu gemiler boğazlardan geçip gidiyor ama milletimizin boğazından hala ucuz lokma geçmiyor"- Artan COVID-19 vaka sayıları Hükümetten bu konuda da ses seda yok. O yüzden görev yine vatandaşlarımıza düşüyor. Lütfen kişisel tedbirlerimizi artıralım. Maske, mesafe ve hijyene yeniden dikkat edelim" CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Faik Öztrak, parti genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında, CHP'nin ÖSYM ve ÖSYM'deki sınav usulsüzlüklerinin araştırılması için 2009'dan bu yana 20 önerge verdiğini anımsattı. CHP'nin önergelerine kayıtsız kalındığını söyleyen Öztrak, sözlerini şöyle sürdürdü "Ülkenin askeriyesini, adliyesini, mülkiyesini nasıl FETÖ'ye teslim ettiyse, ÖSYM'yi de teslim etti. Liyakat yerine, tarikat ve sadakat dedi. Uyarılarımızı dinlemedi. Zaman kimi haklı çıkardı? Elbette mutlu değiliz ama bizi haklı çıkardı. Şimdi tam da seçim öncesi bir kez daha suçüstü yakalanınca Erdoğan, hasarı kontrol edebilmek için Devlet Denetleme Kurulunu görevlendirdi. Ardından da sınavı iptal etmek zorunda kaldı. Milyonlarca gencimizin hayalleriyle, umutlarıyla yıllarca oynadılar. Ama Erdoğan hala liyakat yerine saraya sadakat ve tarikat diyor." Akkuyu Nükleer Santrali Öztrak, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile baş başa görüşme için Soçi'ye gittiğini hatırlattı. Erdoğan'ın gazetecilere "Akkuyu'daki çalışmaları yerinde heyetimle izleyeceğim ondan sonra da Sayın Putin'e oradaki gelinen durumu aktaracağım" dediğini anlatan Öztrak, şunları söyledi "Erdoğan ne zamandan beri Putin'in şantiye şefi oldu. Bunlar nasıl sözler? Akkuyu'da neler olduğunu anlamak için atlayıp şantiyeye gitmek, oradan Putin'i arayıp şantiyenin son durumunu raporlamak da nasıl bir iş. Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı makamının düşürüldüğü duruma bir bakın. Memleket toprağında Akkuyu'da neler olduğunu öğrenmek için Erdoğan, şantiyeye gidecekmiş. Niye? Çünkü santral bizim değil Rusların. Santralde üretilecek elektrik kimin? O da Rusya'nın. Türkiye, Akkuyu'da üretilecek elektriğin sadece müşterisi. Hem de üretilecek elektriğin kilovatsaatine 15 yıl boyunca KDV hariç 12,35 sent gibi fahiş mi fahiş bedel ödemek zorunda olan bir müşteri. Ruslarla daha önce de ortak projeler yaptık. Aliağa Rafinerisi, İskenderun Demir-Çelik Fabrikası gibi önemli sanayi tesislerimizi Ruslarla beraber inşa ettik ama bu tesislerin anahtarlarını Ruslara vermedik. Tüm bu tesislerin anahtarı Türkiye'de kaldı ama Akkuyu'nun anahtarı Türkiye'de değil Ruslarda. Bunu biz demiyoruz. Erdoğan'ın imzaladığı anlaşma diyor." Enflasyon rakamları Faik Öztrak, OECD ülkelerinde enerji enflasyonunun yüzde 41, Türkiye'de ise yüzde 172,4 olduğunu belirtti. Türkiye'de dünyanın 4-5 katı enflasyon yaşandığını anlatan Öztrak, "Bunun sebebi o, bu, şu değil, bu çürümüş yönetimdir. Nebati Bakan'ın söylediği gibi 'Erdoğan etkisidir'. Dünyada gıda fiyatları son dört aydır büyük bir hızla düşüyor. Tahıl dolu gemiler boğazlardan geçip gidiyor ama milletimizin boğazından hala ucuz lokma geçmiyor. Dünyada yıllık gıda enflasyonu yüzde 13, bizde yüzde 95. Bugün dünyanın 7 katı gıda enflasyonu yaşıyorsak dünyada gıda fiyatları düşerken bizde roket gibi çıkıyorsa bunun sebebi dış güçler, şunlar, bunlar değil saray yönetimindeki çürümedir." diye konuştu. Öztrak, tarımın ortaya çıktığı topraklarda çocukların yeterli beslenemediğini, bu durumun çocuklarda demir eksikliği, boy kısalığı, öğrenme bozukluğu gibi arazlar bıraktığını aktardı. Kira fiyatları Dar gelirlinin vazgeçilemeyecek temel masraflarının beslenme ve barınma olduğuna dikkati çeken Öztrak, şu değerlendirmelerde bulundu "Milyonluk fiyatlarla ev almak, sabit gelirli için artık hayal ötesi, kiralar almış başını gitmiş. TÜİK'e göre son bir yılda kira artışı sadece yüzde 26,8. Vatandaşla alenen alay ediyorlar. TÜİK'in makyajlı rakamlarını bırakıp hayatın gerçeklerine baktığımızda ise kiralar son bir yılda Adana'da yüzde 144, Bursa'da yüzde 149, Ankara'da yüzde 156, İstanbul'da yüzde 161, İzmir'de yüzde 164 artmış. Üniversite tercihleri sona erdi. Gençlerimiz gidecekleri üniversitelerden önce illerdeki barınma imkanlarına, kiralara bakıyor. Öğrenci sayısıyla öne çıkan illerimizde son bir yıldaki kira artışları korkunç. Üniversite yerleştirme sonuçları açıklandığında bu kiraların nerelere gideceğini Allah bilir. Başka illere gidecek gençler ve aileleri şimdiden kara kara düşünüyorlar." Koronavirüs vaka sayıları CHP Sözcüsü Öztrak, koronavirüs vakalarında yeniden hızlı bir artış görüldüğünü, haftalık vefat sayılarının Haziran ortasında 17 iken Temmuz sonunda 337'ye yükseldiğini anımsattı. Toplam vefat sayısında 100 bin sınırına dayanıldığına dikkati çeken Öztrak, "Hükümetten bu konuda da ses seda yok. O yüzden görev yine vatandaşlarımıza düşüyor. Lütfen kişisel tedbirlerimizi artıralım. Maske, mesafe ve hijyene yeniden dikkat edelim." dedi. Öztrak, vatandaşların banka borçlarının yükseldiğini, vergi borçlarında olduğu gibi banka borçlarının yapılandırılması için acil adım atılması gerektiğini ifade etti. Türk milletinin her şeyin en iyisini hak ettiğini belirten Öztrak, şunları kaydetti "Türkiye'nin ekonomisini çok kısa sürede düze çıkaracak gücü de potansiyeli de vardır. Çok önemli bir coğrafi konuma, genç bir nüfusa, fedakar emekçilere, dünyanın her yanında ter döken iş insanlarına, ihracatçılara sahibiz. Pandemi sonrasında kısalan arz zincirleri, bize bu avantajlarımız nedeniyle çok önemli fırsatlar sunuyor. Avantajlarımızı kullanabilir, potansiyelimizi hayata geçirebilir, üçü beş, beşi on yapabiliriz ama bu metal yorgunu, tek kişilik yönetim milletin önünü tıkıyor. Bu çürümüş yönetim, atalarımızın bizlere canları, kanları pahasına bıraktığı bu toprakları milletimize cehenneme, elin insanları içinse eğlence parkına çevirdi. Elbette Alman, Fransız, Rus, Amerikalı gelsin, bu ülkede tatil yapsın. Fakat elin emeklisi dünyanın bir ucundan gelip bu güzelim ülkede keyif ederken benim emeklim evinden çıkıp birkaç yüz kilometre yol gidip Ege'de, Akdeniz'de tatil yapamıyorsa burada insaf da yoktur, adalet de yoktur." Bir gazetecinin, Demokrat Parti DP Ordu Milletvekili Cemal Enginyurt ile gazeteci Latif Şimşek arasında bir televizyon programında çıkan tartışma üzerine yaşanan darp olayına ilişkin sorusu üzerine Öztrak, CHP'nin hiçbir şiddet olayını tasvip etmesinin mümkün olmadığını söyledi. Basın mensuplarına uygulanan şiddeti kabul edemeyeceklerini vurgulayan Öztrak, şu ifadeleri kullandı "Ülkemiz, basın özgürlüğü endeksinde giderek son sıralara doğru iniyor. Sebebi basın mensuplarına çok ciddi şiddet uygulanması. Bunun temel sebebi siyasi atmosfer. Özellikle sarayın kutuplaştırarak oy alma stratejisi, insanları birbirlerine karşı şiddet uygular hale getiriyor. Son dönemde Yavuz Selim Demirağ, Sabahattin Önkibar, Murat İde, Orhan Uğurluoğlu, Selçuk Özdağ'a, karşı canlarına kastedecek şekilde şiddet uygulandı. Önceki gün meydana gelen eylem nedeniyle ortalığı birbirine katan yandaş medya, o günlerde ortalarda hiç görünmüyordu. Biz o gün de siyasetçilere ve basın mensuplarına uygulanan şiddete karşı çıktık bugün de şiddetin tamamına karşı çıkmaya devam ederiz. Bizde çifte kriter olmaz."
Demir-çelik sektörünün çelik profil segmentinde faaliyet gösteren Kocaer Çelik, tarihinde sona eren son 12 aylık dönemde 533 milyon ABD Doları satış hasılatı, 393 milyon ABD Doları ihracatı ile demir-çelik sektöründe Ege Bölgesinde 2018, 2019, 2020 yılları için en yüksek çelik profil ihracatı yapan firma konumundadır Ege Demir ve Demirdışı Metaller İhracatçı Birliği EDDMİB 2018, 2019, 2020 Raporları. Ayrıca, 2021 yılında da hem demir-çelik sektöründe hem de çelik profil segmentinde EDDMİB birincilik ödüllerini almıştır. 2021 yılı İstanbul Sanayi Odasının belirlediği “Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu” özel sektör sıralamasında 96., ihracatta 62. sırada yer almıştır. 6 kıtada 140 ülkeye ihracat yapan Kocaer Çelik, tarihinde sona eren dönem itibari ile satışlarının %93’ünü yabancı para cinsinden elde etmektedir. Kocaer Çelik, tarihi itibari ile üretiminin %84’ünü ihraç ederek kendi ürün grubunda tüm Türkiye ihracatının %22’sini, Nisan 2022 itibariyle de %25’ini gerçekleştirmiştir. Demir-çelik sektöründe uzun çelik profil ürünlerinin üretimlerini m2’si kapalı olmak üzere toplam m2 alanda gerçekleştiren Kocaer Çelik, yaklaşık bine yakın çalışanı, ton/yıl toplam kapasitesi ile Türkiye’nin çelik profil segmentinde en büyük firmalarından olup, sahip olduğu 3 çelik profil fabrikasının yanı sıra ton/yıl kapasiteli Çelik Servis Merkezi ve çelik profil üretimine entegre tek tesis olma özelliği gösteren ton/yıl kapasiteli Galvaniz Fabrikası ve tükettiği elektriğin yaklaşık %30’unu karşılayan 13 milyon kWh elektrik üretim tesisine GES sahiptir. GES ile ilgili projenin ikinci etabında, 15 milyon kWh arazi GES kurulumu yapmayı ve 2022 yılında A2 Fabrikası sahası içerisinde 15 milyon kWh’lık RES projesini başlatmayı planlamaktadır. RES ve arazi GES projesinin tamamlanması ile toplam kurulu güç yaklaşık 45 milyon kWh seviyelerine çıkacaktır. Böylelikle kendi tükettiği enerjinin tamamını temiz ve yenilenebilir kaynaklar ile karşılanmasını hedeflemektedir. Kocaer Çelik, ilk dönemlerinde m2’lik bir alanda ton/yıl üretim kapasitesi ile kurulmuş ve Denizli’de üretimlerine başlamıştır. O yıllarda üretiminin büyük çoğunluğunu yurt içine satmakta olan Kocaer Çelik, 1990 yılından itibaren gerek ihracat potansiyelini artırmak gerekse de hammadde tedarikini sağlayacak limanlara ve üretim tesislerine yakın olmak amacı ile 1996 yılında İzmir, Aliağa’daki ilk fabrikasını kurup üretime başlamıştır. Kocaer Çelik, sonraki yıllarda ihracattaki pazar payını artırarak, müşterilerine çok farklı kalitelerde, çeşitli ürünler verebilmek ve katma değerli ürünlerin ürün çeşitliliği içerisinde payını artırmak adına 2008’de orta kesit, 2017’de de hafif kesit ürünlerini ürettiği fabrikalarını devreye almış ve ton/yıl çelik profil kapasitesine ulaşmıştır. Şirket, ürün portföyüne ilave ettiği katma değerli ürünler ile üzerinde ve 60’a yakın farklı kalitede kimyasal kompozisyon içeren çeşitli cins, ebat ve kalınlıklarda ürünleri ile segmentinde Türkiye’nin en büyük kapasiteye sahip çelik profil üreticilerden biri konumundadır. Kocaer Çelik, enerji nakil hattı, güneş enerjisi alt yapısı, yapısal çelik, ulaşım, madencilik, tünel, gemi inşa, tarım, makine imalat ve savunma sanayi sektörlerinde faaliyet gösteren müşterilerine yüksek mukavemetli, özel kalitelerde, farklı ebatlarda, özel boy ve kesitlerde çelik profillerin üretimini yapmakta ve ihracat, yurt dışı ve yurt içi dağıtım kanalları vasıtasıyla satışlarını gerçekleştirmektedir. Kocaer Çelik’in bağlı ortaklığı MyMetal LTD. Birleşik Krallık’ta kurulu şirket olup, 2015 yılından bu yana satış, pazarlama ve dağıtım faaliyetlerini sürdürmektedir. MyMetal, Şirket ürünlerinin Birleşik Krallık pazarına sunulmasında rekabet avantajı sağlamaktadır. Şirket MyMetal’in Birleşik Krallık’taki depoları vasıtası ile ürünlerini Birleşik Krallık ve İrlanda’daki müşterilerine kısa sürede teslim edebilmektedir. Rakamlarla Kocaer Çelik 533 milyon ABD Doları ciro itibarıyla son 12 aylık dönem 393 milyon ABD Doları İhracat itibarıyla son 12 aylık dönem 3 Çelik Profil Fabrikası ile Ton/yıl Kapasite 1 Galvaniz Fabrikası ile Ton/Yıl Kapasite 1 Çelik Servis Merkezi ile Ton/yıl Kapasite 13 milyon kWh/Yıl elektrik üretimi yenilenebilir güneş enerjisi Özel sektörde Türkiye’nin en büyük 96. Şirketi İSO 500 - 2021 İhracatta Türkiye’nin en büyük 62. İhracatçısı İSO 500 - 2021 Ege Bölgesi Demir Çelik İhracat Şampiyonu 2018, 2019, 2020, 2021 6 kıtada 140 ülkeye ihracat 12000’in üzerinde ürün çeşidi ve 60’a yakın farklı kalitede üretim Sektöründe ilk Ar-Ge Merkezi Sektöründe Turquality programına dahil edilen ilk şirket Tüm Süreçlere Entegre SAP Yönetimi ERP 1000’e yakın çalışan Ürün ve Üretim Belgeleri CE Fabrika Üretim Uygunluk Sertifikaları TS 910 - Ürün Uygunluk Sertifikası TS 912 - Ürün Uygunluk Sertifikası TS EN 10056 - Ürün Uygunluk Sertifikası TS EN 10058 - Ürün Uygunluk Sertifikası DIN 21530 - Ürün Uygunluk Sertifikası UKCA Yönetim Sistemi Belgeleri ISO 9001 Kalite Yönetim Sistemi ISO 14001 Çevre Yönetim Sistemi ISO/IEC 27001 Bilgi Güvenliği Yönetim Sistemi ISO 50001 Enerji Yönetim Sistemi ISO 45001 İş Sağlığı ve Güvenliği Yönetim Sistemi TS/35/B2/15/18 Sıfır Atık Belgesi - Sıfır Atık Yönetim Sistemi Pazar Uygunluk Belgeleri S-MARK - Pazara Giriş Sertifikası SIRIM - Pazara Giriş Sertifikası EP 148/01 - Pazara Giriş Sertifikası SASO - Pazara Giriş Sertifikası Gümrükleme Belgeleri TR/AEOF/19350009 Yetkilendirilmiş Yükümlü Sertifikası YYS
aliağa daki demir çelik fabrikaları