YüzyılBaşlarında Osmanlı Devleti ve Dünya. II. Meşrutiyetin İlan Edilmesi – 1908. II. Meşrutiyetin İlan Edilmesi – 1908. II. Meşrutiyet, Padişah II. Abdülhamit tarafından 23 Temmuz 1908’de ilan edildi. Abdülhamit’in I. Meşrutiyet‘i takip eden istibdat yönetimi meşrutiyet fikrini savunacak güçlü bir cemiyetin yani Kpss Tarih Osmanlı Devleti Kültür ve Medeniyeti, Benim Güzel Hocam konu anlatım kitabı , Osmanlı Devleti Kültür ve Medeniyeti Konu özeti ve Ders notu. KAYNAK-1. Osmanlı Devleti’nin devlet anlayışının oluşmasında eski Türk gelenekleri, İslam hukuku, hakim olunan bölgelerdeki yönetim anlayışları etkili olmuştur. Tarih- Osmanlı Dönemi Kültür Medeniyet-Test.02. 1. Aşağıdakilerden Hangisi Osmanlı Devlet Teşkilatında Çalışan Askeri Görevlilerden Birisi Değildir? (A) Kaptan-ı Derya. (B) Yeni Çeri. (C) Humbaracılar. (D) Lağamcılar. (E) Mültezim. İlkdefa II. Murat tarafından Edirne sarayında kurulan bu okul, bazı düzenlemeler yapılarak ve ismi değiştirilerek 1910 yılına kadar devam ettirilmiştir. Matematik I Fizik I Biyoloji I Kimya I Geometri I Edebiyat I Türkçe I Tarih I Coğrafya I Felsefe. YGS I LYS I ÖSS. İSLAMİYETÖNCESİ TÜRKLERDE KÜLTÜR VE MEDENİYET Eski Türklerde Devlet Teşkilâtı, Kültür ve Medeniyet Türk cemiyetinin temeli aile idi. Evlenen kız veya erkek, ailesinden kendi hissesine düşenleri alarak ayrı ev kurardı. Aileden sonraki en büyük sosyal birlik Uruk (sülâle) idi. Uruk veya soylar toplamına ise boy denirdi. iYwqaB. OSMANLI KÜLTÜR ve MEDENİYETİ- TOPRAK TEŞKİLATI Bu yazımızda Osmanlı Kültür ve Medeniyeti konusu içerisinde yer alan Toprak Teşkilatı konusunu hazırladık. Osmanlı Kültür ve Uygarlığı konusu uzun olduğu için biz de konu konu ayırarak anlatacağız. Osmanlı Kültür ve Medeniyeti Konusu ile ilgili KPSS sınavında her yıl 4-5 soru gelmektedir. Osmanlı Kültür ve Medeniyeti Konusunun daha iyi anlaşılması için test ve doğru yanlış sorularını da çözmenizi tavsiye ederiz. Toprak Sistemi Miri Toprak -Mülkiyeti devlete ait olan topraklardır. -Alınıp satılmaz. -Ücretsiz, kalabalık bir ordu oluşturuldu. -Özel mülkiyetin oluşması önlendi. Mülk Toprak -Mülkiyeti şahıslara ait olan topraklardır. -Miras bırakılabilir, alınıp satılabilir. -2’ye ayrılmıştır; Öşri Arazi Fethedilen bölgelerde Müslümanlara ait topraklardır. Haraci Arazi Fethedilen bölgelerde gayrimüslümlere ait toprak sahipleri devlete Harac-ı Mukaseme, Harac-ı Muvazzafa vergi verir. Vakıf Mevkuf Toprak -Gelirleri dini, sosyal, eğitim ve hayır işlerine ayrılır. -Satılmaz miras bırakılmaz. Miri Toprak Çeşitleri Ocaklık -Gelirleri kale muhafızlarına ve tersane giderlerine ayrılan topraklardır. Yurtluk -Gelirleri sınır boylarındaki askerlere ayrılan topraklardır. Paşmaklık -Gelirleri padişahın eşlerine ve kızlarına ayrılan topraklardır. Arpalık -Üst düzey devlet görevlilerine emeklilik döneminde geçimini sağlaması için bırakılan toprak. Mevat -Verimsiz topraklar. Mukataa -Gelirleri doğrudan devlet hazinesine ayrılan topraklardır. Havas-ı Hümayun -Hükümdara aittir. Geliri hazineye bırakılır. Malikane -Devlet için üstün hizmet yapan kişilere verilen topraklar. Metruk -Otlak, meralardan oluşan halkın ortak kullandığı boş toprak. Dirlik -Devlet memurlarının ve rütbeli askerlerin hizmet karşılıkları ödenirdi. 3′ e ayrılır. Has -Yıllık gelirleri 100 bin akçeden fazla olan arazileridir. Padişaha, şehzadelere, divan üyelerine, beylerbeyine, sancakbeyine verilirdi. Zeamet -Yıllık geliri 20-100 bin akçe arası olan arazileridir. -Kadı, subaşı, kale komutanları, divan katipleri ve orta dereceli memurlara verilir. Tımar -Yıllık gelirleri 20 bin akçeye kadar olan arazilerdir. -Sipahilere verilir. -Üç’e ayrılır. Eşkinci Tımarı Savaşlarda yararlık gösteren askerlere verilen tımardır. Mustahfız Tımarı Cami imamlarına, hatiplere, müderrislerine verilen tımardır. Hizmet Tımarı Saray görevlilerine verilen tımardır. DİKKAT !!! Merkezden verilen tımarlara Tezkireli Tımar, taşradan verilen tımarlara Tezkiresiz Tımar denir. Tımar Sisteminin Yararları -Tımar sistemi sayesinde güvenlik, askerlik ordu , tarım sosyal , maliye vergi alanında düzen sağlanmıştır. -Üretimde süreklilik sağlanmıştır. -Hazineden para çıkmadan savaşa hazır ordu oluşturuldu. -Ülke bayındır haline geldi. -Taşralarda devlet otoritesi, iç güvenlik sağlandı. -Devlet memurlarının ve rütbeli askerlerin hizmet karşılıkları ödenmiştir. DİKKAT !!! Fethedilen toprakların, vergi gelirlerinin , ülke topraklarındaki insanların kaydedildiği defterlere “Tahrir Defterleri” denir. NOT Vasiyetlerin ve malların kaydedildiği defterlere “Tereke Defterleri” denir. TARİH TÜM KONU ANLATIMI İÇİN TIKLAYINIZ. TARİH TÜM KONU TESTLERİ İÇİN TIKLAYINIZ. Bu yazımızda tarih dersi konu anlatımları kapsamında 9. sınıf tarih dersinin 6. ünitesi olan Türklerin İslamiyet’i Kabulü ve İlk Türk İslam Devletleri ünitesinin 5. konusunun devamı olan Büyük Selçuklu Devleti’nde Kültür ve Medeniyet konusuna yer verdik. Büyük Selçuklu Devleti’nde Kültür ve Medeniyet konusunu “Büyük Selçuklu Devleti’nin yönetim ve toplum yapısını kavrar.” kazanımı çerçevesinde anlattık. Büyük Selçuklu Devleti’nde Kültür ve Medeniyet Ders Tarih 9 Ünite Türklerin İslamiyet’i Kabulü ve İlk Türk İslam Devletleri Konu Büyük Selçuklu Devleti’nde Kültür ve Medeniyet Kazanım Büyük Selçuklu Devleti’nin yönetim ve toplum yapısını kavrar. Büyük Selçuklu Devleti’nde Kültür ve Medeniyet konusunda öncelikle Büyük Selçuklu Devleti Dönemi’nde açılan medreseler hakkında, Büyük Selçuklu Devleti Dönemi’ndeki önemli bilim insanları ve çalışma alanları hakkında, Büyük Selçuklu Devleti Dönemi’nde şiir ve edebiyat hakkında, Büyük Selçuklu Devleti Dönemi’nde mimari ve sanat hakkında, Büyük Selçuklu Devleti Dönemi’nde el sanatları hakkında, Büyük Selçuklu Devleti Dönemi’nde müzik hakkında bilgi verdik. Büyük Selçuklu Devleti’nde Bilim Büyük Selçuklu Devleti Dönemi’ndeki önemli bilim insanları ve çalışma alanları nelerdir? sorusunu yanıtlayalım. Ahmed Bin Musa Ahmed Bin Musa, milattan sonra 803 yılında doğum 878 yılında ölen mekaniğin kurucusu olarak kabul edilen bilim insanıdır. Ahmed Bin İsa Ahmed Bin İsa, göz hastalıkları hakkında bilimsel araştırmalar yapmış ve bu konu hakkında bir kitap yazmış önemli bir tıp alimidir. El Biruni El Biruni; doğa bilimleri, matematik, coğrafya, gökbilim ve tarih dalında olan çalışmalarıyla tanınan bilim insanıdır. İbni Cessar İbni Cessar, onuncu yüzyılda Tunus’da doğan tıp alanında önemli çalışmalar yapmış, bu çalışmalar sayesinde döneminin aranan doktorlarından birisi olmuştur. Cüzam adlı hastalığın tedavisini bulmuştur. İbni Heysem İbni Heysem, 965 yılında Basra’da doğmuş hayatını matematik, fizik, astronomi ve tıp alanında yaptığı çalışamalara adamıştır. İslam alemlerinde “Optiğin Babası” olara tanımasının sebebi, optik iliminin kurucusu olarak bilinmesidir. İbni Sina İbni Sina, yaklaşık 980’li yıllarda doğmuş, batı ülkelerinde “Avicenna” olarak tanınan; Fars yazar, astronom, yazar ve tıp adamıdır. Genel olarak felsefe ve tıp gibi alanlarda yazdığı iki yüze yakın kitap vardır. Büyük Selçuklu Devleti’nde Müzik Büyük Selçuklu Devleti Dönemi’nde, Selçuklular, minyatür, hat, kitabe, süsleme, kilim, halı ve çini gibi değişik sanat dallarında kıymetli eserler ortaya çıkarmıştır. Fakat bunların dışında Büyük Selçuklu Devleti Dönemi’nde Türk Müziği saray ve savaşlarda orduların içinde yer edinmiştir. Büyük Selçuklu Devleti Dönemi’nde müzik ayinlere girerek tekkelerde gelişme imkanı bulmuştur. Askeri alanda yapılan müzik devletin başında olan sultanların gücünü göstermek amacıyla kullanılmıştır. Askeri alanlar dışında Büyük Selçuklu Devleti Dönemi’nde müzik eğlence amaçlı olarak şenliklerde, merasimlerde, günlük eğlencelerde ve düğün gibi, amacı eğlenmek olan çeşitli halk aktivitelerinde müzik önemli bir rol alarak hep arkada bulunmuştur. Bu dönemde kullanılan Türk müzik aletleri; Türk tanburu, Türk neyi, kopuz ve bağlamadır. Törenlerde, beş namaz vaktinde ve savaş zamanlarında saray önünde nevbet adı verilen müzik çalınırdı. Büyük Selçuklu Devleti Dönemi’nde dini müzik Yunus Emre’nin ilahileri ve Mevlevi müziğinin halk arasında ve tekkelerde yaygın olarak uygulanmasıyla oluşurdu. Anadolu Selçuklularda ve Büyük Selçuklularda müzik çok ilerlemiş, çeşidi artmıştır. Hemen hemen her tahta çıkışlarda, toplantılarda, festivallerde, eğlencelerde, edebi ve ilmi sohbetlerde icra edilmiştir. Büyük Selçuklu Devleti’nde Eğitim Büyük Selçuklu Devleti’nin sanata getirdiği yeniliklerden birisi de Nizamiye Medreseleri’dir. Nizamiye Medreseleri ile Büyük Selçuklu Devleti’nde medreseler ilk şeklini almıştır. İlk defa medrese camiler Büyük Selçuklu Devleti Dönemi’nde büyük avlu yapısı ve girintili duvarlarıyla birlikte inşa edilmiştir. Büyük Selçuklu Devleti Dönemi’nde açılan medreselerde İslami Bilimler ile birlikte matematik, felsefe, tarih, tıp, fizik, edebiyat, astronomi gibi alanlarda da dersler verilmiştir. Büyük Selçuklu Devleti ortaya koyduğu sistemli eğitim politikasını medreselere de uygulayarak insanların geleceğini yaratacak ve koruyacak olan ilimleri bu sistemli politika ile uygulayarak bu ilimleri koruma altına almış ve kaybolmasını önlemiştir. Ayrıca tıp ilmi devrin hastahanelerinde de öğretilerek sadece medreselerde sınırlandırılmamıştır. Büyük Selçuklu Devleti Dönemi’nde astronomi dersleri genelde medreselerde verilmesinin yanı sıra özellikle rasathanelerde de verilerek bu ilim sadece medreseler ile sınırlandırılmamıştır. Büyük Selçuklu Devleti Dönemi’nde ilim ocakları olarak adlandırılan medreselerde en tanınmış bilgeler ve fikir adamları müderris olarak çalışmıştır. Zengin kütüphaneler ile donatılan medreselerde öğrencilere aylık maaş verilmiş ve onların her ihtiyaçları karşılanmıştır. Büyük Selçuklu Devleti’nde Edebiyat Aslen bozkır geleneklerinin temsilcileri olan Selçuklu sultanları, kısa süre içerisinde İran diline ve edebiyat ile iç içe geçmişlerdir. Tarihi kayıtlar Melik Toganşâh, Melikşâh, Süleymânşâh, Sencer, ve III. Tuğrul gibi Selçuklu melik ve sultanlarının, tıpkı kendilerinden önceki Karahanlı ve Gazneli hükümdarları gibi, edebiyat ve şiirden hoşlandıklarını açıkça bize göstermektedir. Ezrakî, Amak-i Buhârî, Burhânî, Muizzî, Enverî, Mesûd-i Sad-i Selmân, Mehestî, Edîb Sâbir ve Abdu’l-Vâsi-yi Cebelî gibi önemli şairler Selçuklu sultanlarını metheden şiirler kaleme almışlardır. Bu çalışmada Melikşâh, Sencer, Melik Toganşâh, III. Tuğrul ve Celâlu’d-dîn Süleymânşâh gibi Selçuklu hükümdar ve hanedan üyelerine ait çeşitli cönk, tezkire, mecmûa ve tarih kitaplarında tespit edilen toplam 26 Farsça şiir yayınlanmış ve Türkçe’ye tercüme edilmiştir. Bu şiirler, Selçuklu hükümdarlarının edebi dünyasını yansıtmasının ile birlikte, İran edebiyatının da Selçuklu sarayında ne kadar kabul gördüğünü ortaya koyması açısından da son derece önemlidir. Selçuklularda resmî dilin Farsça olması dolayısıyla edebiyatta çok büyük oranla Farsça kullanılmıştır. Ömer Hayyam, Emir Muizzi, Enveri, Ezraki dönemin ünlü edipleridir. Büyük Selçuklu Devleti’nde Mimari Büyük Selçukluların sanata getirdiği yeniliklerden bazıları; Nizamiye Medreseleriyle medrese mimarisi ilk şeklini almıştır. Büyük avlu yapısı ve girintili duvarlı ile ilk defa medrese camiler yapılmıştır. İsfahan’da bulunan Melikşah tarafından inşa edilen Sultan Melikşah Mescid-i Camisi’nin planı Irak, Türkistan ve İran’da da uygulanmıştır. Üzerlerindeki göz alıcı kumaş süslemeleri ve çini ile kaplı çok köşeli çatılarıyla kümbetler Selçuklu mimarisinin en önemli eserleri olarak bilinirler. Selçuklular, çok uzaktan bile görülebilen silindir şeklinde yükseltilmiş kubbeler ile kubbeli türbe anlayışını ortaya koymuştur. Merv’de bulunan Sultan Sencer Türbesi bu alanda anıtsal bir örnektir. Yüksek, yivli, ince, silindirik, minare şekli Selçukluların İslam dünyasına bir başka hediyesidir. Selçuklu kabartma heykel sanatının günümüze kadar ulaşan en değerli eseri, Rey’de saray hayatını anlatan stuk bir panodur. Yapılarda pencerelerin sivri kemerler, katlar hâlde sıralanması, mihrabın dikdörtgen ve beş köşeli olması, kubbelerde Türk üçgeni denen tekniğin uygulanması Selçuklu sanatının özellikleri arasında yer almıştır. Selçuklular süsleme, hat, minyatür, kitabe, tezhip, kilim, halı ve çini gibi diğer sanat alanlarında da değerli ürünler ortaya koymuştur. Büyük Selçuklu Devleti’nde Sanat 1075-1305 yılları arasında Anadolu’da hakim olan Anadolu Selçuklu Devletinin, mimari anlamda Türk İslam Sanatına katkısı şüphesiz tartışılamayacak kadar önemlidir. Mimarinin dışında el sanatlarıyla ile de önemli bir yere sahip olan Selçuklular, Orta Asya’dan gelen halı dokuma geleneğini Anadolu’ya taşıyan ve önemli halıları miras olarak bizlere bırakmış bir devlet konumundadır. Selçuklu’dan günümüze ulaşan halılara baktığımız zaman ise hepsinin kesin bir tarihi olmamakla birlikte 13. yüzyılda yapıldığı tahmin edilmektedir. Bugün Türk İslam Eserleri Müzesi’nde ziyaretçiler ile buluşmaktadır. Halılara bakıldığında zemin rengi olarak Selçuklu’nun gelenekleri sürdürdüğü görülürken, bordür süslemeleri, zemin süslemeleri ve motifler bakımından bazı benzerlikler ve farklılıklar ortaya koymaktadır. Genelde 1,15×2,30 m ölçülerinde küçük ebatlarda olan halıların renk kompozisyonu bakımından sarı kırmızı ve çini sanatında da hatırlanılacağı üzere turkuaz renginin baskın ve yoğun olduğu görülmektedir. Süsleme açısından ise daha çok geometrik bezemenin ağırlık bastığı dikkat çeken bir diğer husustur. Aslında Selçukluların insan ve hayvan figürlerini hem çinilerinde hem mimarisinde usta bir şekilde işlediği görülmektedir. Ancak bunu halılarına yansıtmadığı veya yansıtamadığı söylenebilir. 6. Ünitenin Tüm Konuları Türklerin İslamiyet’i Kabulü ve İlk Türk İslam Devletleri ünitesinin tüm konularını aşağıdaki başlıklarda inceleyebilirsiniz. 1. Konu Türk-İslam Tarihindeki Siyasi Gelişmeler 2. Konu Türklerin İslamiyet’i Kabulü 3. Konu İslamiyet’in Türk Devlet ve Toplum Yapısına Etkisi Türk İslam Dünyasında İlk Edebi Eserler 4. Konu Oğuzların İslamiyet’i Kabulü Büyük Selçuklu Devleti 1040-1157 Büyük Selçuklu Devleti’nin Yıkılışı 5. Konu Büyük Selçuklu Devleti’nde Yönetim ve Toplum Yapısı Nizamiye Medreseleri Büyük Selçuklu Devleti’nde Kültür ve Medeniyet Şu an bu başlıktasınız! 21/09/2018 Osmanlı Devleti’nde medreseler uzman­lık alanlarına göre bölümlere ayrılırdı. Bunlardan Darüttıp tıp Darülhendese matematik Darülhadis ilahiyat Darül- kurra Kuran okuma Devleti’nde hukuk sisteminde; şer’i hukuk kuralları, eski Türk gelenekle­ ri ve fethedilen bölgelerdeki daha önceki uygulamalar etkili Devleti’nde tımar sistemine göre dirlik sahibinin görevleri şunlardır Bir­liğindeki vergileri toplamak, bulunduğu bölgenin güvenliğini sağlamak, bölgesin­ de üretimi arttırarak tedbirler almak, sa­vaş zamanı cebelü denilen askerleriyle orduya Devleti’nde 19. yüzyıla kadar, devlet ve ülke sorunlarının görüşülüp ka­rara bağlandığı en üst yönetim ve en üst mahkeme organı Divan-ı Hümayun’ Devleti’nde 19. yüzyıla kadar resim dalında eser medrese ve Ende­run temel eğitim kurumlan içerisinde yer Devleti’nde yabancı okullar za­rarlı cemiyetin kurulması ve batı eğitim sisteminin tanınmasında etkili Devleti’nde ilmiye sınıfına men­sup olanlar arasında kadı, müderrisler, kazasker ve şeyhülislam da bu sınıfta yer Devleti’nde Avrupa’daki geliş­melerden yararlanma düşüncesiyle ilk yenilikler askeri alanda Devleti’nin 18. yüzyıldan itiba­ren Avrupa ülkelerine elçiler gönderme­ sinin sebebi Osmanlı Devleti’nin gelişen Avrupa’yı yakından tanıma Devleti’nde kimin tahta geçece­ği önceden belirlenemediğinden taht kav­gaları Ocağı ve tımar sisteminin bozul­ması Osmanlı Devleti’nin zayıflamasında etkili Devleti’ne sırasıyla; Söğüt, Karacahisar, İznik, Bursa, Edirne ve İstan­bul başkentlik Devleti’nde tımarlı sipahilerden askerlik alanında Devleti’nde dirlik topraklar has, zeamet ve tımar olmak üzere üçe Devleti’nde esnaf teşkilatına lonca Devleti’nde ticareti geliştirmek için menziller, derbentler, bedestenler ve kervansaraylar inşa Sultan Mehmet’e hocalık yapmış din, tasavvuf ve tıp alanlarındaki çalışma­ larıyla bilinen ünlü bilgin Akşemseddin’ Devleti’nde güzel sanatlar dalında eğitim ve öğretim yap­mak üzere açılan ve müdürlüğüne Os­man Hamdi Bey’in getirildiği okul Sanayi Nefise Mektebi’ Döneminde devlet adamı yetiştir­mek amacıyla açılan okul Enderun’ Devleti’nde resmi tarih yazarla­rına Vakanüvis denirOsmanlılar zamanında Kitabı-ı Bahriye adlı eseriyle ve haritacılık çalışmalarıyla ünlü bilim adamı Piri Reis’ Devleti’nde miras, ticaret ve bo­şanma davalarını karara bağlayan görevli Devleti’nde eski ve yeni kurum­lar işlevlerini bir arada yürütmüştür. Bu döneme en iyi örnek Tanzimat DönemidirSelçuklularda atabey adı verilen şehza­delerin hocasının Osmanlı Devleti’ndeki adına Lala feth etmek amacıyla Güzelce Hisar ve Anadolu Hisarı Yıldırım Beyazıt tarafından, Rumeli Hisarı ise Fatih Sultan Mehmet tarafından devletin vergi gelirlerini toplama yetkisini belirli bir süre için ve açık arttırma yoluyla devretmesi yetki alanlarında vergiyi devlete ödeyerek kar­şılığını vergi yükümlüsü kişilerden alması usulüne iltizam sistemi çocukların aslker yetiştirmek amacıyla toplandığı sisteme devşirme Devieti’nde vakıf sistemi bozul­ mamıştır. Ancak medrese ve kapıkulu sistemi Sultan Mehmet’e kadar divana padişah başkanlık Devleli’nde kişiler arasındaki anlaşmazlıkları devlet adına çözen yetkili Dönemi 1839 ile 1876 tarihleri arasındaki dönemdir. Bu dönemde ilk OsmanlI tiyatrosu açıldı. Şeri davalar dı­şındaki davalara bakan Nizamiye Mahkemeleri kuruldu. Askerlik vatan görevi hali­ ne geldi. Maarif Nezareti kuruldu. Islahat Permanı ilan ilk medrese Fatih Sultan Mehmet Han tarafından kurulan Sahn-ı Seman Medresesi’ Devieti’nde divana yansıyan davalara bakan, kadı ve müderrislerin atama, tayin ve görevlerinden alınmala­ rından sorumlu divan üyesi oyma ve kakma sanat dalları mimari süslemede Devieti’nde defterdar; kapıku­lu ulufelerini dağıtmak, akçenin değerini korumak, hazine ile ilgili işlerde hüküm yazmak, hâzinenin gelir gider hesaplarını tutmak gibi görevler Devleti döneminde İstanbul, İz­nik ve Kütahya çini üretim merkezleri ol­muştur,Yeniçerilerin tutumu Osmanlı Devieti’nde yapılmak istenen yenilik hareketlerini en­ ordusunun bir kısmını oluşturan kapıkulu piyadesi ve süvarileri devletten maaş alan ve sürekli olan Devieti’nde tımarlı sipahilerden askerlik ve ekonomik alanlarda Mektebi için Acemioğlanlar oca­ğından öğrenci Ahmet Çeşmesi, Laleli Cami, Seli­ miye Kışlası ve Nur-u Osmaniye Camisi Lale Devri’nin en önemli adına yazılan tüm belgelere pa­dişahın tuğrasını çekmekle görevli olan divan üyesi seyfiye sınıfı sad­razam, kubbealtı, vezirleri, beylerbeyi, sancak beyi, kaptan-ı derya ve yeniçeri ağasından sipahilerin görevleri şunlardır. Üretimi arttırıcı tedbirler almak, vergilerin toplanmasını sağlamak, bölgenin güven­liğinden sorumlu olmak, savaş zamanın­ da beslediği askerlerle orduya Yeşil Cami Çelebi Mehmet tarafın­ dan gulam sistemiyle benzerlik gösteren Osmanlı sistemi devşirme sis­ Sanatlar Akademisi’nin kurucusu da olan Osmanlı ressam ve arkeoloğu Osman Hamdi Bey’ Ahmet Paşa ilk resim sergisini açan Kilisesi Bizans Dönemi Devieti’nde vergi gelirlerinin top­ lanmasının belirli bir süre için ve açık ar­ tırma yoluyla ihale usulüne iltizam denirBeylerbeyi, Dolmabahçe ve Yıldız Sarayı XIX. yüzyılda Osmanlı Devleti’nin yönetildiği yerler arasına Devleti’nde padişah çocuklarına efendi, şehzade ve çelebi gibi unvanlar kullanılmıştırTopkapı Sarayı; birun, enderun ve ha­remden esnaf arasındaki rekabeti en­gelleyerek tekelleşmeye sebep olan sis­tem gedik malikâne arazi, üstün hizmet karşılığı bazı devlet görevlilerine verilen eyaleti beylerbeyi, sancakları sancakbeyi, kazaları kadılar, köyleri köy kethüdası ferman ve kanunnameler pa­dişah tarafından bulunduğu bölgenin güvenliği ve üretimde sürekliliğini sağlamak tımarlı sipahinin Devleti’nde şeyhülislam Yüksel­me Döneminden itibaren divana katılma­ ya Devleti’nde sosyal, kültürel alan­ da devlete yardımcı olan kuruluş vakıflar­ Devleti’nin ilk resmi tarih yazıcı­sı Naima’dırOsmanlı’da Avrupa’da Paris’e ilk geçici Türk elçisi olarak gidip sefaretname adlı eserinde Fransa’nın içinde bulunduğu durumu, kültürü anlatan kişi Yirmi Seki­ zinci Mehmet Çelebi’dir. Devlet adamlarının padişaha bağlılık bil­dirmesine biat denir. Medrese öğrencilerine sofi denir. Lale Devri’nde mimari alanda etkisi gö­rülen Barok ve Rokoko tarzının ilk eseri Nuru Osmaniye Cami’ Devleti’nde devşirme kökenli ol­mayan görevliler şunlardır şeyhülislam, kazasker, kadı ve müderristir. Bunlar dev­şirme kökenli değil, medrese Devleti’nde devlet memuru ola­ bilmek için Türkçe bilmek ve Müslüman olmak fen dersleri ile ilgili çeviri yapmak ders kitaplarının seçimine karar vermek amacıyla kurulan akademik kurul Encümeni Danış’ Devleti’nde en büyük yönetim organı olan Divan-ı Hümayun kararlan Mühime Defterlerine Devleti’nde İstanbul’un belediye işlerinden sorumlu olan görevliye şehre­mini Devleti’nde sarraf geleneğinden bankacılığa geçiş Bankı Dersaadat ile gerçekleşmiştir. Yani bu banka Osmanlı Devleti’nin ilk çıkarılan yasa ve tüzüklerin yayımlanması amacıyla Tanzimat Döne­ minde çıkarılan bugünkü resmi gazete özelliği taşıyan dergi Düstur’ Devleti’nde XVI. yüzyılda ast­ronomi bilimiyle uğraşarak ilk rasathane kuran bilim adamı Takiyüddin Mehmet’ Devleti’nde minyatür, hat, tezhip ve çinicilik gibi güzel sanatlar yer almak­ Devleti’nde vezir-i azam sefere çıktığında yerine vekâlet eden kişiye sa­daret kaymakamı ihtiyaç maddelerinin fiyatını be­lirlemesine narh Haniyye adlı tıp eseri ile ünlü olan bu eserinde cerrahi müdahale tekniklerini gösteren ünlü Osmanlı tıp bil­gini Sabuncuoğlu Şerafeddin’ Mahmut Döneminde çıkarılan ilk resmi gazete Takvim-i Vekayi’dir.* OsmanlI toprak sisteminde geliri doğru­ dan hâzineye aktarılan arazilere mukataa Devleti’nde faaliyet gösteren medrese eğitim, imarethane aşevi, darüşşifa hastane, bimarhane akıl hasta­ nesi sosyal devlet anlayışı Devleti’nde 17. yüzyılda roketle dikey uçuşu başaran Türk bilgin Lagarı Haşan Çelebi’ Bey tarafından Iznik’e açılan medreseye atanan ilk müderris Davudi Kayseri’ kurulmasının caiz olduğu hak­kında fetva veren şeyhülislam Yenişehirli Abdullah Efendi’dir. Osmanlı Devleti’nde çarşı ve pazarların denetlenmesinden sorumlu olan taşra görevlisine muhtesip Devleti’nde küçükbaş hayvan sahiplerinden alınan vergiye resmi ağ­ nam denirdi.[wp_ad_camp_4] etiketler2019 kpss 2020 kpss 2021 kpss kpss hazırlık kpss tarih konu anlatımı kpss tarih pdf indir osmanlı tarihi tyt yks OSMANLI DEVLETİ KÜLTÜR VE MEDENİYET 1302 - 1453 4 EĞİTİM TOPLAM SÜRE 4028 Geldik, Osmanlı Devleti’nin kültür ve medeniyeti konusuna! Savaşlar, antlaşmalar, göçler ve daha pek çok olay yaşanırken Anadolu’yu aydınlatan erenler de vardı. İslam’ın bayraktarlığını yapan, Türk diline sahip çıkan erenler halka moral ve ümit verirdi. Bu yüzden “Anadolu’nun Kandilleri” benzetmesi ile onları sana anlatmak istiyoruz. “Osmanlı Devleti’nde Askeri Sınıf” dersinde ise askeri sistem ve ilmiye sınıflarını birlikte inceliyoruz. Türk şehir modeli, el sanatları ve toplumsal diğer konuları “Fetihle Gelen Dönüşüm” eğitiminde bulabilirsin. Osmanlıların bulunduğu yeri güzelleştirme yani imar çalışmalarını anladıysan, hemen “Halk Kültürü ve Kitabi Kültür” dersi ile üniteyi tamamlayabilirsin! 1225 Anadolu'nun Kandilleri 1025 Osmanlı Devleti'nde Askeri Sınıf 0654 Fetihle Gelen Dönüşüm 1044 Halk Kültürü ve Kitabi Kültür Osmanlı Kuruluş Kültür ve Medeniyet ÖZET DERS NOTU OSMANLI DEVLETİ’NİN GENEL ÖZELLİKLERİ * Teokratik Dini karakterli bir devlettir Yavuz’un Mısır Seferi’nden sonra Halifeliğin Osmanlı’ya geçmesiyle bu durum daha da etkin hale gelmiştir.. * Merkeziyetçi bir yönetim uygulanmıştır. Ülkenin, hanedan üyeleri arasında bölünmesine izin vermeyerek gücü tek elde toplamışlardır. * En uzun ömürlü Türk devletidir. * Hunlardan sonra çağ açıp kapatan ikinci Türk Devletidir İstanbul’un Fethi ile Ortaçağ kapanmış Yeniçağ başlamıştır.. * Çok uluslu bir devlettir. * Tek bir hanedan tarafından yönetilen dünyanın en uzun süreli tek devletidir. * Üç kıtada yayılan tek Türk devletidir. * Emeviler’den sonra İslam dinini Avrupa’da yaymaya çalışan ikinci devlettir. * Son Türk – İslam Devleti’dir. Osmanlıların Kısa Sürede Gelişip Güçlenme Nedenleri * Bizans’a komşu bir uç beyliği olması sınırlarını genişletme fırsatı vermiştir. Ayrıca kurulduğu bölgenin ekonomik etkinliklere olanak tanıması da güçlenmesinde etkili olmuştur Coğrafi Konum. * Merkeziyetçi bir yönetim anlayışının benimsenmesi * Ülke topraklarının hanedan üyeleri arasında paylaştırılması geleneğine son verilmesi Tek Hükümdarlık Sistemi * Tımarlara önem verilmesi, fethedilen toprakların savaşta yararlılık gösterenlere dağıtılması * Güçlü, disiplinli ve sürekli bir ordunun olması * Cihat ve gaza politikası sayesinde Türkmenlerin desteğini alması * Beyliklerle iyi geçinmesi evlilik ve dostluk ilişkisi kurması * Yetenekli padişahların yönetime gelmesi * Hoşgörülü ve adalete dayalı bir yönetim anlayışının benimsenmesi * Ahilerin desteğini alması * Doğudan gelen Türkmen göçleriyle güçlenmesi İskân politikası * Anadolu ve Balkanların karışıklık içinde olması OSMANLI SİYASİ TARİHİ’NİN DÖNEMLERE AYRILMASI * Kuruluş Dönemi 1299 – 1453 Osman Bey’in Anadolu Selçuklu Devleti’nin Hükümdarı II. Mesut tarafından “Uç Beyi” olarak atanmasıyla başlar, Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul’u fethine kadar sürer. * Yükselme Dönemi 1453 – 1579 Fatih’in İstanbul’u fethiyle başlar, Sokullu Mehmet Paşa’nın vefatıyla son bulur. * Duraklama Dönemi 1579 – 1699 Sokullu Mehmet Paşa’nın ölümü ile başlayıp Karlofça Antlaşması’na kadar olan dönemdir. * Gerileme Dönemi 1699 – 1792 Karlofça Antlaşması’yla başlar, Yaş Antlaşması’nın imzalanmasıyla son bulur. * Dağılma ve Parçalanma Dönemi 1792 – 1922 Yaş Antlaşması’yla başlar, Saltanat’ın kaldırılmasıyla son bulur. OSMANLI PADİŞAHLARI * Kuruluş Dönemi Osman Bey 1283 – 1324 Orhan Bey 1324 – 1362 I. Murat 1362 – 1389 I. Bayezıd Yıldırım 1389 – 1402 I. Mehmet Çelebi 1413 – 1421 II. Murat 1421 – 1444 / 1444 – 1451 II. Mehmet Fatih 1444 – 1444 * Yükselme Dönemi II. Mehmet Fatih 1451 – 1481 II. Bayezıd Sofu 1481 – 1512 I. Selim Yavuz 1512 – 1520 I. Süleyman Kanuni 1520 – 1566 II. Selim Sarı 1566 – 1574 III. Murat 1574 – 1595 * Duraklama Dönemi III. Murat 1574 – 1595 III. Mehmet 1595 – 1603 I. Ahmet 1603 – 1617 I. Mustafa 1617 – 1618 / 1622- 1623 II. Osman Genç 1618 – 1622 IV. Murat 1623 – 1640 Sultan İbrahim 1640 – 1648 IV. Mehmet Avcı 1648 – 1687 II. Süleyman 1687 – 1691 II. Ahmet 1691 – 1695 II. Mustafa 1695 – 1703 * Gerileme Dönemi II. Mustafa 1695 – 1703 III. Ahmet 1703 – 1730 I. Mahmut 1730 – 1754 III. Osman 1754 – 1757 III. Mustafa 1757 – 1774 I. Abdülhamit 1774 – 1789 III. Selim 1789 – 1807 * Dağılma Dönemi III. Selim 1789 – 1807 IV. Mustafa 1807 – 1808 II. Mahmut 1808 – 1839 I. Abdülmecit 1839 -1861 Abdülaziz 1861 – 1876 V. Murat 1876 – 1876 II. Abdülhamit 1876 – 1909 V. Mehmet Reşat 1909 – 1918 VI. Mehmet Vahdettin 1918 – 1922 * Son Halife II. Abdülmecit 1922 -1924 OSMANLI DEVLETİ KÜLTÜR VE MEDENİYETİ DEVLET YÖNETİMİ * Osmanlı Devleti, cihat ve fetih anlayışı içerisinde kurulan Türk – İslam devletleri içerisinde en güçlü ve en uzun ömürlü olanıdır. * Osmanlı devlet anlayışının kökeni eski Türk gelenekleri, İslam hukuku ve hakim olunan topraklardaki devlet anlayışlarına dayanır. * Osmanlı’da “Devlet hükümdar ailesinin ortak malıdır” anlayışı vardır. Bu anlayış hanedanın erkek çocuklarına tahta çıkma imkânı sağlamış, bu da taht kavgalarına neden olmuştur. * Saltanat babadan oğula geçmekle beraber belirgin bir veraset sistemi görülmemektedir. * I. Murat bu anlayışı değiştirmiş “Ülke hanedanın değil yalnızca hükümdar ve oğullarına aittir.” anlayışını getirmiştir. Amaç; merkezi otoriteyi güçlendirmek ve taht kavgalarını önlemektir. * Fatih Sultan Mehmet, Kanunname-i Ali Osman’ı Fatih Kanunnamesi hazırlayarak veraset sistemini yazılı yasalar haline getirdi. Bu yasalarla merkezi otoritenin korunması için kardeş katline izin verilmiştir. * Bu sistem I. Ahmet 1603 – 1617 Dönemi’nde “hanedanın en yaşlı ve akıllısının başa geçmesi” şeklinde değiştirildi Ekber-i Erşed. Bu değişiklikle taht kavgalarını önlemek amaçlanmıştır olumlu sonuç. Ancak bu uygulama şehzadeler arasındaki rekabet duygusunu ortadan kaldırması bakımından olumsuz sonuçlar doğurmuştur. * III. Mehmet Dönemi’nde “şehzadelerin sancağa gönderilmesi” uygulamasına son verilmiş ve “Kafes usulü” getirilmiştir. Bu durum şehzadelerin yönetim deneyiminden yoksun şekilde tahta çıkmalarına neden olmuştur. * Kuruluş ve Yükseliş Dönemi padişahları sancak sistemine göre yetişmişlerdi. Şehzadeler padişahın erkek çocuklarına verilen isim, Lalalarla birlikte sancaklara yönetim tecrübesi kazanmaları için gönderilirdi. Sancağa ilk çıkan I. Murat, son çıkan III. Mehmet’tir. Sancağa çıkmadan tahta oturan ilk Osmanlı padişahı I. Ahmet’tir. * Osmanlı’da yönetim padişahın mutlak otoritesinde toplanırdı yani yönetim mutlak monarşiydi. * Yavuz’un Mısır Seferi sonucunda Halifeliğin Osmanlı’ya geçmesi ile yönetim “Mutlak Teokrasi”ye dönüştü. * Devletin mutlak yöneticisi olan padişah ilk bakışta sonsuz yetkilere sahipmiş gibi görünse de uygulamaları; gelenek – görenek, hukuk kuralları ve Divan kararlarıyla sınırlandırılmıştır. NOT-1 Osmanlı padişahları ilk defa “1839 Tanzimat Fermanı” ile birlikte mutlak egemenlik anlayışından kendi isteği ile vazgeçmiş ve “Kanun Üstünlüğü”nü ilk kez kabul etmiştir. 1876 I. Meşrutiyet Kanun-i Esasi ile birlikte anayasal yönetime ve parlamenter sisteme geçilmiştir. NOT-2 1908’de II. Meşrutiyetin ilanı ile birlikte padişahın yetkilerine az da olsa sınırlamalar getirildi ve meclisin yetkileri arttırıldı. ÖRNEK SORU Osmanlı, Memluk, III. Selçuklu, Yukarıdaki devletlerin hangilerinde saltanat makamı içinde halifelik anlayışı uygulanmıştır? A Yalnız I B Yalnız II C Yalnız III D I ve II E II ve III 2008/KPSS Lisans Cevap A * Osmanlı padişahları Bey, Han, Sultan, Hakan, Hükümdar, Kağan, İstanbul’un fethinden sonra İmparator; Mısır’ın fethinden sonra da Halife unvanlarını kullanmışlardır. Ayrıca Gazi, Hüdavendigar, Hünkar gibi unvanlar da kullanılmıştır. NOT Osmanlı’da “Sultan” unvanını ilk defa kullanan padişah, I. Murat’tır. * Hükümdarlık Sembolleri; hutbe, sikke para, davul nevbet, sancak, hilat giysi, çetr saltanat şemsiyesi, tuğ, tuğra, kılıç alayı, otağ ve tahttır. Merkez Teşkilatı * Merkez teşkilatı içerisinde padişahın özel hayatının geçtiği ve devletin yönetildiği yer saraydır. Osmanlı’da ilk saray I. Murat Dönemi’nde Bursa’da inşa edilmiştir. Edirne başkent olunca burada daha büyük bir saray yapılmıştır. * İstanbul’un fethi 1453 üzerine Fatih Sultan Mehmet tarafından önce “Saray-ı Atik Eski Saray” daha sonra da “Saray-ı Cedid” adı verilen “Topkapı Sarayı Yeni Saray” yaptırılmıştır. * Topkapı Sarayı, XIX. yüzyıla kadar padişahların oturduğu ve devletin yönetildiği yer olmuştur. XIX. Yüzyılda Batı etkisiyle Dolmabahçe, Beylerbeyi, Çırağan ve Yıldızsarayları yapılmıştır. * Devlet yönetiminin merkezi olan sarayda; divan toplantıları, padişahların tahta çıkış töreni, yabancı elçilerin kabulü, bayramlaşma törenleri yapılırdı. Ayrıca en yüksek derecede yöneticilerin eğitimi de sarayda gerçekleştirilirdi. * Saray üçe ayrılırdı; a Birun Dış Saray Saray görevlileri burada bulunur ve diğer devletlerle ilgili işler idare edilirdi. Ayrıca burada askeri merasimler, bayramlaşmalar ve askerlere maaş dağıtımı yapılırdı. Bununla birlikte Birun’da padişahın divan üyelerini ve yabancı elçileri karşıladığı “Arz Odası” bulunurdu. Birun teşkilatına ait bütün tayinler Sadrazam tarafından yapılırdı. * Birun’daki görevliler ve teşkilatları şunlardır; * Yeniçeriler * Altı Bölük Halkı sipahiler, silahtar, sağ ve sol garipler, sağ ve sol ulufeciler. * Topçular ve Cebeciler * Mehterler * Müteferrikalar Enderun’dan çıkma içoğlanlar, beyzade çocukları, devlet ileri gelenlerinin çocukları vb. * Padişah Hocası Şehzadelerin eğitimiyle meşgul olur. * Hekimbaşı Cerrahbaşı da denilen doktor * Çavuşlar ve Çavuşbaşı Haberleşme ve elçilik görevini yapar.

osmanlı devleti kültür ve medeniyet konu anlatımı