Pfizerile ilgili tüm haberler, içerikler, galeriler, testler ve videolar Onedio’da. Pfizer ile ilgili son dakika haberleri ve gelişmelerini, yeni içerikleri de bu sayfa üzerinden takip edebilirsiniz.
Montrealden Toronto’ya hatta Vancouver’e kadar bu ülkeyi görmek keşfetmek. Kanada’yı turist olarak gezmek için, seyahat planlamanıza şimdiden başlamalısınız. Öncelikle yeterli gördüğünüz parayı biriktirmeli ve uçak biletlerini kontrol etmelisiniz. Ardından Kanada’ya vize başvurusu yapmak gerekli.
a97L5bU. Türkiye ve Dünya’da sayısız firma, Afrika Mangosu içeren mucize ! zayıflama ilacı ile fazla kilolarından kurtulmak isteyenleri avlıyor. Uzun bir zamandır Yalansavar ekibi olarak bitkisel destek ürünler ve mucize zayıflama ilaçları konusunda eğilmeyi planlıyorduk. Ancak bundan birkaç gün önce Radikal Gazetesinde rastladığımız üzücü bir haber, bu konuya acilen değinmemiz gerektiğini bize anımsattı. Televizyon izleyenler görmüşlerdir. Son dönemde gerek Türkiye, gerek tüm dünyada bir Afrika Mangosu özü ile zayıflama furyası var. Her yaz olduğu gibi, pek çok kişi fazla kilolarından kurtularak, plajlarda boy gösterme sevdasında. Bu zayıflama furyası bu sene genç bir insanın canına mal olmuş durumda Balıkesir ’de 35 yaşındaki zayıflamak için internetten satın alarak kullandığı gıda takviyesi’ adıyla satılan mango özlü ilaç, 4 drajelik kullanımdan sonra kalbinin durmasına yol açtı. Genç kadın halen yoğun bakımda ölüm kalım savaşı verirken, Sağlık Bakanlığı İlaç ve Eczacılık Genel Müdürü Dr. Saim Kerman, son günlerde benzer olayların peşpeşe yaşandığını belirterek, “Bu ürünlerin analizlerde mango, acaiberry, altınçilek gibi tamamıyla bitkisel olduğu iddia edilen ürünlerin içinde hiç bulunmaması gereken ve önemli bir ilaç etken maddesi olan sibutramin’e çok yüksek oranda rastladık. Sibutraminin aşırı dozu kalp kaslarında, kardiyolojik toksik etki yaratarak kalp durmasına yol açıyor” dedi. Çok üzücü bir olay, ancak bu olaydan birkaç ders çıkararak benzer kayıpların olmasını önleyebiliriz belki. Bu trajedinin ortaya çıkmasında birden çok faktör üst üste binmiş durumda, gelin bunları teker teker inceleyelim Mucize Diyet Hapları Kilo vermenin yolu az yemek ve egzersiz. Ne yazık ki, hem yiyip hem kilo verdirecek bir mucize ilaç yok. Gerek yazılı gerek görsel basında sık sık rastladığımız bir konu mucize diyetler. Elbette, canımızın istediğini yiyip içtikten sonra, sihirli bir hap alıp fazla kilolarımızdan kurtulabilsek süper olurdu. Kim istemez suçluluk duymadan kocaman bir dilim pasta yiyip, gönül rahatlığıyla mayo bikini giymeyi? Kilo almak, aslında vücudumuza ihtiyacı olandan daha fazla kalori içeren besinler almamızın kaçınılmaz bir sonucu. Fazla kalori içeren besin maddeleri, vücut açısından en verimli enerji depolanma şekli olarak yağa dönüştürülüp, vücut yapımıza göre bel, göbek, kalça, bacak vs bölgelerde depolanıyor. Bu süreci durdurmanın son derece basit iki yolu var Ya vücudumuzun ihtiyacından fazla kalori almayacağız hatta kilo vermeye çalışıyorsak, ihtiyacımızdan daha düşük kalori alacağız, ya da vücudumuzun daha çok kalori yakmasını sağlayacağız. Yani kilo vermenin anahtarı son derece basit az yemek ve daha çok hareket etmek. Bu basit denkleme rağmen piyasa, çoğu bitkisel ürünler olan mucizevi zayıflama ürünleri ile kaynıyor. Hemen her zaman albenili ambalajları üzerinde tamamen doğal olduklarını belirten ibarelerle ve ünlü birinin adı ve yüzü kullanılarak, mucize ilaç olarak piyasaya sürülüyorlar. Reklamlara bakarsanız hepsi “metabolizmayı hızlandırıyor“, hepsi “yağ yaktırıyor“, hepsi “diyet ve egzersiz yapmadan kilo verdiriyor“! Bu ibarelerle satılan bu sözde “mucize” ilaçların bir çoğu hiç bir işe yaramıyor ve para tuzağı olmaktan ileri gidemiyor. Ancak bazıları paranızdan çok, sağlığınızı da çalmaya aday. Zira bu tip diyet ilacı üreticileri, ilaçları alan kişilerin bu ilaçları kullanırken gerçekten de kilo vermesini istiyor. İlacı kullanan kişi kilo vermeli ki, yakınlarına ürünün reklamını yapabilsin, “inanamazsın şekerim, hiç bir yediğimden kısmadım, iki haftada 5 kilo verdim!” diyebilsin. Bu etkiyi sağlamak için bu ilaçların içine genelde hızlı ve sağlıksız kilo vermeyi sağlayacak çeşitli bileşiklerin ve bitkilerin karıştırıldığını görüyoruz. En sık rastlanan uygulama ilaçların içine müshil veya diüretik idrar söktürücü etkisi veren maddelerin eklenmesi. Müshil veya diüretik etkili bileşenleri alan kişinin vücudu su kaybına uğruyor, böylece terazi üzerine çıktığında kilosunda 3-4 kilo düşme gözlüyor. Bu durumun kilo vermeyle ilgisi yok, sadece vücudun kaybettiği suya bağlı bir hafifleme. Aradan bir iki gün geçip kişinin vücudundaki su miktarı eski halini aldığında kaybolduğu sanılan kilolar geri geliyor. Diüretik veya müshil ile vücuttan su atmanın ise riskleri büyük. İki yöntem de vücut ve kan kimyasının bozulmasına neden olarak mineral ve sıvı kaybına bağlı ciddi sağlık sorunlarına neden olabilir. Yaşanan mango hapı trajedisinde, ilaca eklenen şey müshil veya diüretik etkili maddelerden çok daha ciddi bir bileşen sibutiramin. Sibutiramin, beyindeki yeme merkezini etkileyerek kilo vermeyi sağlayan bir ilaç. Yakın zamana dek Türkiye’de de Burna, Nadyak, Reductil ve Zelium adlarıyla pazarlanan ve şişmanlık tedavisinde kullanılan bu ilaç, 2010 yılında özellikle kalp ve damar sistemiyle ilgili neden olduğu ciddi yan etkiler nedeniyle önce FDA ABD’de ilaç düzenlemelerinden sorumlu Food and Drug Administration kurumu tarafından ABD’de yasaklandı, hemen ardından da tüm dünyada piyasadan çekildi. Haberde bahsi geçen hastanın kullandığı Afrika Mangosu tabletinin üreticileri, mango’nun mucizevi! zayıflatıcı gücünü yeterli bulmamış olacaklar ki, 2010 yılında yasaklanmış olan bu ilacı, etiketlerinde belirtme ihtiyacı görmeden tabletlerine eklemişler. Bitkisel İlaçlar Mango tabletlerine çaktırmadan eklenen Sibutiramin aktif maddesi, yaşanmış olan bu üzücü olaydaki bir diğer problemli konuya parmak basmamızı gerektiriyor Bitkisel ilaçlar ve bu alandaki regülasyon eksikliği. Bitkisel ürünler, Sağlık Bakanlığı tarafından belirlenen ilaç düzenlemelerine tabi olmadan, Tarım Bakanlığı izni ile besin takviyesi adı altında satılıyorlar. İlaç sektörü ile ilgili ciddi problemler var, ama bu sorunlara rağmen, herhangi bir ilaç firmasının sattığı ilacın içeriğini eksik bildirmesi, ilacın içindeki aktif maddeyi ilaç prospektüsüne yazmaması gibi bir uygulama olması söz konusu bile değil. Hangi ilaç firması olursa olsun, böyle bir şey yaptığı anda çok ciddi yasal yaptırımlara tabi olacak, belki de ruhsatını bile kaybedecektir. Ancak bitkisel destek ürünlerde bunun tersini görüyoruz. İlaç firmaları çok ciddi kontrol ve yaptırımlara tabi iken, bitkisel ilaçlar genelde Sağlık Bakanlığı onayına bile tabi değil. Ne içerikleri, ne kullanım alanları ile ilgili hemen hemen hiç bir regülasyon olmadan, Tarım Bakanlığı onayı ile besin takviyesi adı altında satılıyorlar. Gün geçmiyor ki, bir bitkisel ürünün içinden halk sağlığını ciddi anlamda tehdit eden tehlikeli ve bir o kadar da garip maddeler çıkmasın. Güney Kore’deki bitkisel ilaçların içinden çıkan kurutulmuş insan embriyosu tozundan tutun da içine ağır metaller civa, kurşun, hatta arsenik karışmış bitkisel destek ürünlere kadar pek çok olay geçtiğimiz yıllarda basına yansıdı. Türkiye’de yaşanan bu olaydakine benzer başka vakalar da var. Geçtiğimiz yıllarda, dünyanın pekçok yerinde tamamen doğal’ sloganı ile satılan pekçok mucize diyet’ hapında benzer aktif maddeler tespit edilmiş durumda. O kadar çok bitkisel zayıflama ürününden sibutiramin veya benzer maddeler bulunmuş ki, FDA bu konuda bir duyuru yayınlamış ve bu konuya bir sayfa ayırmış. Bu ürünlerin çoğuna eklenen ve listelenmeyen aktif maddelerin kalp yetmezliği, taşikardi kalp çarpıntısı, felç gibi yan etkilere neden olduğu konusunda tüketiciler uyarılmış. Bu ilaçları üreten ve pazarlayan kişiler, doğaya yönelim safsatasını Naturalistic Fallacy kullanarak, bu ilaçların tamamen bitkisel olduğunun üzerine basarak müşteri toplamaya çalışıyorlar. Ancak bunu yaparken de ilaçların içine insan sağlığını tehdit edecek maddeler eklemekten çekinmiyorlar. Otoriteye tapma Bir Bilen Safsatası Afrika Mangosu ile ilgili ürünleri internette aradığınızda, karşınıza binlerce sayfa çıkıyor. Bu sayfaların hemen hepsinde ise tanıdık bir isim var Türkiye’de ve dünyada satılan hemen tüm Afrika Mangosu tabletlerinde aslında bir kalp damar cerrahı olan Dr. Mehmet Özün ya adı, ya da resmi geçiyor. İnternette satılan tüm Afrika Mango tableti reklamlarında Dr. Öz’ün adı veya resmi mevcut. Amerika’dan popüler kadın kuşağı programlarının vazgeçilmez ismi haline gelmiş olan, ve eskiden tıp doktoru kimliğiyle boy gösterirken son yıllarda doktor kimliğini bir kenara bırakıp sözde-bilimin savunucusu olmuş bir isim Dr. Mehmet Öz. Konuk olarak çıktığı programlarda artık bilimsel, tıbbi önerilerden çok mucize ilaçların tanıtımını yapıyor, garip ve egzotik meyvelerin süper güçlerinden bahsediyor, duayla iyileşme, medyumlar, dil okuma, feng-shui, reiki gibi sözde-bilim yöntemlerinin promosyonunu yapıyor. Daha önceki promosyon ataklarını yakından takip ettiğim Dr. Öz’ün zayıflamak için Afrika mangosu kullanımını önerip önermediğini epey araştırdım. Gördüğüm kadarı ile, Dr. Mehmet Öz, First For Women dergisinin Ocak 2012 sayısında Afrika Mangosu’nun mucizevi kilo verdirici özelliğinden bahsetmiş. Yalnız bu derginin yazısındaki önerisi piyasada sıklıkla görülen diyet tabletleri için değil, meyvenin kendisi içinmiş. Ancak Dr. Öz’in web sitesine baktığımızda, kendisinin olmasa da ekibindeki doktorlardan biri olan Dr. Tanya Edwards’ın Irvingia ismiyle satılan Afrika Mangosu tabletlerini 3-5 kilo vermek isteyenlere tavsiye ettiğini ve bu tabletlerin yan etkisi olmadığını yazdığını görüyoruz. Gene aynı sitede Dr. Öz’in programında Afrika Mangosu’nu görüp, kullanıp kilo verenlerden geri bildirim toplamak amacıyla düzenlenmiş bir anket de var. Sayfanın uçma ihtimaline karşı ekran görüntüsü almayı ihmal etmedim 🙂 Dr. Mehmet Öz, daha sonra Afrika mangosu tableti pazarının çığ gibi büyüdüğünü farkedip, bu işin içinde bir bit yeniği olabilir diye düşünmüş olmalı ki, yukarıdaki sayfalara rağmen “bu ürünleri tavsiye etmediğini, ve bu tip tabletlerin sahtekarlık olduğunu” kendisi de net olarak açıklamış. İzleyelim Ancak, buna rağmen bu ürünler Dr. Öz’ün tavsiyesi adıyla satılmaya devam ediyor. Kilo verme hevesindeki kişileri, Bir Bilen Safsatasıyla Argument from Authority avlama niyetinde olan uyanık tücarlar, insan hayatını hiçe sayarak bu ürünleri satmaya devam ediyorlar. Ne yapmalı? Bu acı olaydan çıkarılacak pek çok ders var. İstediğimiz kadar yemek yememizi ve bu sırada kilo vermemizi sağlığımızdan ödün vermeden sağlayacak mucize bir yöntem yok. Bu iddialarla pazarlanan bitkisel ilaçlara temkinli yaklaşmak gerekli, “Bitkisel destek ürün” adı altında satılan bu tip ilaçların içinde ne olduğunu net olarak bilemiyoruz. Bu tip bitkisel destek ürünler pazarlayan firmalar, Sağlık Bakanlığı tarafından belirlenen ve ilaç firmalarının tabi olduğu ciddi yaptırım ve kurallara tabi değiller. Bir ürünün üzerinde ünlü birinin adı veya resmi olması o ürünün işe yaradığını, ve de güvenilir olduğunu göstermez. Bizim ve yakınlarımızın başına benzer olayların gelmemesi için, bu hususlara dikkat etmekte, çevremizi ve yakınlarımızı bilgilendirmekte, bilinçlendirmekte, ve bu tip ürünlerin olası tehlikeleri konusunda uyarmakta fayda var. Kaynaklar Sibutiramine. PubMed Health 34 Weight loss products are recalled. WebMD Herbal diet product poses health risk. CBC News. Natural’ diet pills tainted with banned prescription drug. NBC News Tainted Weight Loss Products, Public Notifications. FDA Web sitesi Chinese Slimming Capsules Containing Sibutramine Sold Over the Internet Müller, et al. Study Finds Supplements Contain Contaminants. The New York Times Irvingia A Magic Pill?. Did You Buy the African Mango Diet After Seeing It on the Show?
Riskli bölgelere giderken yapılacak aşılar neler? Meningococcal Meningitis mikrobu menenjit ve septisemi yapar. 'Menenjit' beyin ve omuriliğin koruyucu zarlarının iltihaplanması, 'septisemi' yani kan zehirlenmesi de tüm vücuda iltihabın yayılmasıdır. Nadir ama ne yazık ki ölümle sonuçlanabilen, oldukça ciddi bir hastalık bu. Hastalığın bulaşması kapalı ve kalabalık ortamlarda kolaylaşır. Aşısı bir doz yapılır ve 3 yıl koruma sağlar. Peki nereye giderken bu aşıyı yaptıralım? Ümreye ve Hacca gidip, kutsal toprakları görmek, inançları doğrultusunda vazifelerini yerine getirmek isteyenlerin mutlaka menenjit aşısı yaptırmaları gerekir. Sadece Suudi Arabistan'a gidenlere değil; Hindistan, Nepal, Güney Amerika'ya yolculuk yapacaklara da önerilir. Sahra altı Afrika'da Senegal'den Etiyopya'ya kadarlık bir alan özellikle kasımdan hazirana kadarki aylarda büyük menenjit salgınları meydana gelir. Zaten bu bölgeye bu yüzden "Afrika menenjit kuşağı" denir. Meningokok hastalığının görüldüğü bu yerlere gidecek yolcuların aşı yaptırmaları gerekli. Asya, Pasifik bölgesi ve Sahra Çölü güneyindeki Afrika ülkelerine gideceklerin bağışıklığı yoksa Hepatit B aşısı olması tavsiye edilir. Hepatit B, karaciğer iltihabı anlamına gelen hepatit hastalığının etkeni olan virüslerden biri. Aşının koruyuculuğu %90-95 yani oldukça etkili. Afrika, Güneydoğu Asya'ya seyahat eden, Hepatit A virüsüne karşı önceden bağışıklığı olmayan her 150 kişiden 1'inde bulaş görülür. Bu yüzden sağlık koşulları ve alt yapısı iyi olmayan, özellikle kırsal kesime gidecekseniz Hepatit A riskiyle karşı karşıyasınız demek. Gerçi ülkemizde Hepatit A'ya karşı %90 bağışık olduğumuzu yani bir şekilde sokakta yediklerimizle bu virüsle vücudumuzun tanıştığını bilirsek çok da korkutucu bir durum olmadığını anlarız. Eskiden kabus olan bir hastalık; kolera! Salgınlara sebep olan ölümcül ishallerle kendini gösterir. Ama Dünya Sağlık Örgütü artık aşılamayı önermiyor. Çünkü aşı kısa süre etkili ve yarı yarıya koruma sağlıyor. Sadece mide-bağırsak ameliyatı olup önemli kısmı alınmış olanlar bu tarz bir hastalıkla ciddi sorunlar yaşayacağı için onlara kolera aşısı önerilebilir. Hindistan, Pakistan, Mısır, Fas, Batı Afrika, Peru ve Şili'ye gideceklere tifo aşısı önerilir. Günaşırı toplamda 4 kere ağızdan kapsül içilmesi şeklinde yapılır, böylece vücut tifoya karşı aşılanmış olur. Ağızdan uygulama ile 5 yıl, iğne şeklinde yapılanla ise 3 yıl koruma sağlanır. Tifo riski olan bir yere seyahat edecekseniz, en az bir hafta önceden aşınızın yapılmış olması lazım. Tifonun etkeni salmonella typhi mikrobu olup; kontamine yemek, su ve kanalizasyon atıklarıyla kirlenmiş sulardan tutulan kabuklu canlıların tüketilmesiyle bulaşır. Antibiyotik almak tifo olmanızı önlemez! Endonezya, Güney Tayland, Sri Lanka, Malezya, Filipinler pek çoğumuzun gitmeyi hayal ettiği ama flavivirüs açısından riskli ülkeler. Sivrisinekle bulaşan bu virus 'Japon Ensefaliti' denen ciddi bir hastalığa sebep olur. Aşısı ise oldukça pahalı ve çok fazla allerjik reaksiyona neden olur. Bu yüzden sadece uzun süre kalacaksanız ve o dönemde salgın varsa aşıyı yaptırın. Yola çıkmadan önleminizi alın, seyahat acentesine ve doktorunuza danışın. Hayatınızı riske atmayın. Sağlıkla kalın.
SITMAUzun yıllar önceydi, görevli olarak bir iş seyahati için Mozambik’e gitmem gerekiyordu. O zamana kadar kulaktan duyduğum konulara apar topar dalmam gerekmişti. En başta da Afrika’daki hastalıklar ve giderken yapılması gereken veya tavsiye edilen aşılar önceliği aşılara verdim ve bu konuyu hem öğrenmek hem de aklıma yatarsa yaptırmak üzere sağlık bakanlığının ilgili birimine ülkeyi sordu yetkili, listeyi inceledi ve bana şart koşulan bir aşı olmadığını ama istersem tedbiren sıtma aşısı olabileceğimi söyledi. Ben de aşının içerisinde ne olduğunu sordum. İşte o an öğrendim, virüslere tedavi amaçlı bir aşı olmadığını, sadece ölmüş virüsün vücuda enjekte edilmek sureti ile bağışıklık sisteminin bu virüsü tanımasının ve kendisini korumak için antikor üretmesinin “Siz bana karşılaşmaktan korktuğum virüsün ölüsünü enjekte edeceksiniz? diye “aynen” diye cevap karşısında irkildim ve düşünmek için müsaade isteyerek ayrıldım hiç yatmamıştı bu aşı. Cesaret edeceğim ve aşı olmadan gideceğim dedim kendi bitti, uçuş da güzel geçti ve 3 gün kalacağım otele yerleştim. İhracatçı birlikleri heyeti ile gittiğim için, evvelden tanımadığım ama Afrika’yı çok iyi bilen ve yıllardır bu ülkelere gidip gelmek sureti ile artık buraların kurdu olmuş birkaç arkadaş buldum yemeğinde sıtma ve aşı konusunu tecrübeli bir firma temsilcisi arkadaş müthiş bilgiler verdi "Ben yıllardır Afrika’ya gelip giderim, hiç sıtma aşısı yaptırmadım, 3 kez sıtma oldum, üçü de farklı ülkelerde oldu, batı Afrika’da da doğu Afrika’da da oldum. Buralarda sıtmanın tek tedavisi var. Kinin vererek dinlendiriyorlar hastayı, çok yüksek ateş ve terlemeyle seyrediyor hastalık, vücut virüsle savaşmak için antikor üretmeye çalışıyor, bolca su veriyorlar ve hareket ettirmiyorlar. Genellikle kurtuluyorsun, fakat kurtulamayanları da gördüm. Sıtma virüsü taşıyan tip dişi sivrisinek hava karardıktan sonra ortaya çıkar ve işte bu saatten sonra dışarıda durmamaya dikkat edersen yeterli bence" dedi."Odanda cibinliğini muhakkak kur ve yatmadan önce de odayı gözle bir kontrol et sgörünürde sivrisinek var mı yok mu diye.” diye de ekledi. O yemekte öğrendiğim başka bir detay ise, Afrika’da birden çok çeşit sıtma virüsü olduğu ve ülkeden ülkeye de değişik varyasyonlarının başka katılımcılar da vardı ve hepsi de benzer doğrultuda tecrübelerini paylaştılar. Çok keyifli ve öğretici bir yemek olmuştu benim için. Seyahatim süresince bu arkadaşların tavsiyelerini çeşitli kereler yine Afrika’ya gitmem gerekti, her seferinde aynı şekilde hareket ettim ve çok şükür bu güne kadar sıtma veya benzeri bir hastalıkla yıldır hayatımıza giren ve dünyayı alt üst eden covid19 da bir virus ve yüzlerce influenzagrip virüsünün bir olmak, bağışıklık sistemimizi güçlü tutmak en önemli tedbir günler Sıtma Sıtma, plazmodium adı verilen bir parazitin sebep olduğu ateşli bir hastalıktır. Parazit, dişi anofel sivrisineklerin ısırıkları yoluyla insanlara ulaşır. Sıtmaya sahip kişiler genellikle yüksek ateş ve titreme ile kendilerini çok hasta hissederler. Hastalığa ılıman iklimlerde çok nadir rastlanırken, tropikal ve subtropikal ülkelerde sıtma hala yaygın olarak sıtma paraziti, hastalığı tedavi etmek için kullanılan en yaygın ilaçlara karşı dirençlidir. Uzun süreli sıtma durumlarında, karaciğer ve dalakta büyür ve devamında da sarılık, kansızlık gelişebilir. Solunum şikayetleri ve hatta zatürre gelişebilir. Sıtma, sivrisinek sokması dışında; kan transfüzyonu, organ transplantasyonu, greftler ve kontamine enjektör veya iğnelerin ortak kullanımı ile de insanlara mikropları, mayaları, bazı asalakları, hele sıtma yapan plazmodueni yok eder. Ayrıca, iştah açıcı, kalp düzenini ayarlayıcı özellikleri de vardır. Bütün bunlardan başka, iltihap giderme, ateş azaltMa, az da olsa ağrıları dindirme gibi faydaları varsa da bu bakımlardan her zaman faydalı ve Öztürk[email protected]507 772 6060
Türkiye'de 1 Temmuz'da başlayan normalleşme süreciyle birlikte yurt içi tatilleri kadar yurt dışı seyahat planları da planları yapanların öncelikli sorusu ise "Tatil için hangi ülkelere gidebilirim?" oldu. Bir de buna aile bireylerinin farklı aşıları olması da eklenince kafalar ÜLKEYE UÇABİLİRSİNİZEğer en az 2 doz aşı olduysanız ve uçuştan önce son 72 saat içerisinde yapılmış negatif PCR test sonucunuz negatif ise 7 Temmuz 2021 itibariyle, Türkiye'den dünya genelinde 97 ülkeye seyahat her ülkenin "Aşı türü, ikinci dozu en az 14 gün önce yapılmış korona aşısı, zorunlu karantina" gibi çeşitli zorunlulukları AVRUPA ÜLKESİNE SEYAHAT MÜMKÜNŞu an için 97 ülkeden 16'sı Avrupa ülkesi. Yani 16 Avrupa ülkesine Türkiye'den seyahat etmek mümkün. Bu rakam her geçen gün ise AŞI PASAPORTU BEKLENEN 'KATILIKTA' OLMADIAvrupa Birliği dünya üzerinde koronavirüs yüzünden seyahat kısıtlaması açısından en katı kuralları 1 Temmuz'da yürürlüğe soktuğu "Dijital Covid Sertifikası"nın bu kuralları daha da katılaştırması bekleniyordu. Ancak bizim açımızdan korkulan olmadı. Hollanda, Bulgaristan gibi AB üyesi ülkeler, pasaport kararına rağmen kendi kararlarını almaya başladı. Örneğin Hollanda, Almanya'nın aksine Sinovac'ı da ülkesine gelecek turistler için yeterli KATI ÜLKE ALMANYAAlmanya ise ancak Avrupa İlaç Ajansı EMA tarafından kullanım onayı verilen, BioNTech/Pfizer, Moderna veya AstraZeneca aşılarını kabul aynı Almanya, Türkiye'nin de aralarında bulunduğu bazı ülkelerin vatandaşlarına BioNTech/Pfizer aşısı olsalar bile vize koronavirüs mücadelenin gölgesinde dünya üzerinde seyahat etmenin kuralları her ülkeye göre farklı ve ani değişkenlikler VATANDAŞLARI NE YAPACAK?Peki, Türk vatandaşları hangi ülkelere seyahat edebilecek ve bunun kuralları neler?Bu sorunun yanıtı ise Sivil Havacılık Genel Müdürlüğünün SHGM hazırladığı ve sürekli güncellenen rehberine göre dünya üzerinde 16'sı Avrupa olmak üzere 97 ülkeye Türkiye'den seyahatler mümkün. TÜRKİYE'DEN SEYAHAT EDİLEBİLEN AVRUPA ÜLKELERİSHGM verilerine göre; Türkiye'den 'gidilebilinen' Avrupa ülkeleri şunlar; Arnavutluk, Belarus, Bosna-Hersek, Bulgaristan, Hırvatistan, Hollanda, İrlanda, Karadağ, Kosova, Kuzey Makedonya, Macaristan, Malta, Moldova, Sırbistan, Slovenya ve ülkeler de seyahat için çeşitli şartları zorunlu Hollanda, Dünya Sağlık Örgütü onaylı tüm aşıları yeterli buluyor. İrlanda ise BioNTech aşısı olanlara hiçbir şart koşmazken, Sinovac aşısı olanlara 'karantina' şartı Türkiye'den geleceklere hiçbir kısıtlamada bulunmuyor...İŞTE O TABLOARNAVUTLUK Hiçbir kısıtlama bulunmuyorBELARUS Ülkeye girişten önceki 3 gün içinde yapılmış negatif PCR testi sonucu ibrazı isteniyor. 10 gün karantina uygulaması var. BOSNA-HERSEKÜlkeye girişten önceki 48 saat içinde yaptırılmış negatif COVİD-19 antijen veya PCR test sonucu ya da girişten en az 14 gün önce aşı yaptırıldığına ve/veya hastalığı son 14 gün ile 6 ay içinde geçirdiğine dair kanıt sertifikadan herhangi birinin ibrazı Varıştan en fazla 72 saat önce yapılmış, negatif bir COVID-19 PCR testi; veya varıştan en fazla 48 saat önce yapılmış bir negatif COVID-19 hızlı antijen testi; veya varıştan en az 15 gün ve en fazla 180 gün önce alınan pozitif bir COVID-19 PCR veya hızlı antijen testi; veya aşının varıştan en az 14 gün önce yapıldığını belirten bir COVID-19 aşı sertifikası isteniyor. Kabul edilen aşılar arasında Pfizer-BioNTech'in yanı sıra Sinovac ve Sputnik V de Yolcuların negatif bir COVID-19 PCR veya hızlı antijen testi sonucuna sahip olmaları gerekiyor. Testin de varıştan en fazla 48 saat önce yapılması zorunlu. Son aşı dozu, gelmeden en az 14 gün önce alınmalı. HOLLANDA Ülkeye girişten 72 saat içinde yaptırılmış negatif PCR veya uçağa binmeden önceki 24 saat içinde yaptırılmış negatif hızlı test antigen veya NAAT nükleik asit amplifikasyon testi test sonucu ibrazı istenmekte. 2-8 hafta arasında alınmış olan pozitif NAAT testi de kabul İrlanda’ya gelecek 6 yaş üstü tüm yolcuların İrlanda’ya varışlarından önceki son 72 saat içerisinde yapılmış negatif PCR test sonuçlarını ibraz etmeleri gerekmekte. Ayrıca Yolcu Bilgi Formu doldurması ve karantina için tayin edilmiş otellerden birinde rezervasyon yaptırarak 14 gün süreyle karantinada kalması şart. Türkiye'den gelen ancak Sinovac aşısı olan yolcular da otel karantinasına alınıyor. Hükümet tarafından belirtilen adresteki otellerden birinde otel rezervasyonu yapılması gerekli. Varıştan önce son 7 gün içinde Pfizer-BionTech son doz aşıyı olanlar, son 14 gün içinde Moderna veya Janssen son doz aşıyı olanlar,son 15 gün içinde AstraZeneca son doz aşıyı olanlar otel rezervasyonundan muaf Türkiye'den gelen yolcular için son 72 saatte alınmış negatif PCR Test Sonucu zorunlu. Son dozu aldığına dair aşı sertifikası da Türkiye'den Kosova'ya girişlerde yolcuların son 72 saat içinde yapılmış Covid19 RT-PCR negatif test sonucu sunmaları gerekiyor. KUZEY MAKEDONYA Hiçbir kısıtlama Aşı sertifikası ibraz eden Macaristan ve Türk vatandaşları PCR testinden muaf. MALTA Ülkeye girişte 72 saat içinde alınmış PCR testi sonucu veya Malta tarafından kabul edilen Covid-19 aşı sertifikası ibrazı isteniyor. Ayrıca ülkenin temsilciliklerinin sitesinden temin edilebilecek "Halk Sağlığı Seyahat Bildirim Formu" ve "Yolcu Konum Formu" varışta doldurulmuş Negatif Covid-19 testi veya aşı sertifikası olmayan yolcular 14 günlük kişisel izolasyona tabi tutuluyor. Test ilk kalkış noktasından ayrılmadan en fazla 72 saat önce alınmış Aşı sertifikası ibraz eden Sırbistan ve Türk vatandaşları PCR testinden muaf. SLOVENYA Ülkeye girişte son 48 saat içinde alınmış Covid-19 negatif test sonucu ibraz edilmesi halinde 10 günlük karantinadan muaf olunuyor. COVID-19 aşı sertifikasına sahip yolcuların varıştan en fazla 6 ay önce yaptırılmış pozitif test sonucuna sahip olması Ülkeye girişte 12 yaş altı yolcular hariç yabancıların en fazla 72 saat öncesinde yapılmış Covid-19 testi negatif olduğunu gösterir belge veya antijen testi veya aşı sertifikası ibraz etmek zorunda. Aşı sertifikası ile ülkeye girmek isteyen yolcular ise Sinopharm, Sinovac, Janssen, Moderna, Pfizer-BionTech aşılarından birini yaptırmış olmaları gerekiyor. 12 yaş altı hariç. Ayrıca ülkede bulunduğu sırasında tedavi masraflarını kapsayan, Ukrayna’da kalış süresince geçerli sigorta poliçesine sahip olmaları gerekiyor. TÜRKİYE'DEN SEYAHAT EDİLEBİLEN DİĞER ÜLKELER7 Temmuz 2021 itibariyle dünya genelinde seyahat edilebilen diğer ülkeler ise şunlar;ABD, Afganistan, Avustralya, Azerbaycan, Bangladeş, Belarus, Benin, Birleşik Arap Emirlikleri, Bostvana, Brezilya, Burkina Faso, Burundi, CezayirCibuti, Çad, Çin, Ekvador, Ekvador Ginesi, El Salvador, Etiyopya, Fas, Fildişi Sahilleri, Gabon, Gambiya, Gana, Gine, Gine Bissau, Grenada, Guatemala,Guyana, Güney Afrika Cumhuriyeti, Güney Sudan, Gürcistan, Haiti, Honduras, Irak, İran, Jamaika, Kamboçya, Kazakistan, Kenya, Kırgızistan, KKTC, Kolombiya,Komorlar Birliği, Kongo Cumhuriyeti, Kongo Demokratik Cumhuriyeti, Kosta Rika, Küba, Liberya, Lübnan, Maldivler, Mali, Meksika, Mısır, Mozambik, Namibya, Nijer, Özbekistan, Pakistan, Ruanda, Rusya, Sao Tome, Senegal, Sierra Leone, Somali, Sudan, Suudi Arabistan, Şili, Tacikistan, Tanzanya, Tayland, Togo, Tunus, Uganda, Umman, Ürdün, Venezuela, Yemen, Zambiya, ülkelerle ilgili özel durumlar da SHGM’nin internet sitesinde OLANLAR İÇİN SORUN YOK ANCAK...Hali hazırda vizesi olanlar için AB ülkelerine girişlerde sadece gidilmek istenen ülkenin aşı türü zorunluluğuna uymak yetiyor. Ancak vizeniz bittiyse, yeni vize başvurusu yapmak için de mevcut kurallar geçerli.
Afrika'ya Türkiye'den yapılan sivil havacılık uçuşlarıının artması nedeniyle, bazı riskli hastalıklar Türk yolcularda da görülmeye başladı. Geçtiğimiz günlerde THY'nin bir kabin amirinin sıtmaya yakalanarak hayatını kaybetmesi ve Nijerya uçuşunda sıtma virüsü kaptığı şüphesiyle THY kabin memuru 31 yaşındaki Murat Düzer'in Afyonkarahisar'da tedavi altına alınması haberlerinin basında yer alması üzerine hastalık açısından risk taşıyan bölgelere gidecek vatandaşlar, sağlık merkezlerine başvurmaya başladı. Türkiye Hudut ve Sahiller Sağlık Genel Müdürlüğü Doktoru Bekir Lütfi Çelepçıkay, şu anda riskli kabul edilen ve en çok öldüren hastalığın 'sıtma' olduğunu vurgulayarak "Şu anda risk kabul edilebilecek en çok öldüren hastalıklar, en çok hastalandıran hastalıklar mesela sıtma. Sıtmanın aşısı yok. Sıtmadan korunmak için de ilaç kullanmak gerekiyor. Tabi ilaçtan önce cibinlik kullanmak gibi sivri sinek kovucu sprey kullanmak gibi uzun kollu elbiseler kullanmak gibi şeyler yapmak gerekiyor" diye konuştu. "ÜLKEYLE İLGİLİ RİSKLERİ VE YAPILMASI GEREKENLERİ ANLATIYORUZ" Türkiye Hudut ve Sahiller Sağlık Genel Müdürlüğü de özellikle Afrika ve Güney Amerika gibi riskli kıtalara seyahat edecek Türk vatandaşlarının sıtma ve sarıhumma hastalıklarına yakalanmaması için gerekli önlemleri almalarını istedi. Genel Müdürlüğün oluşturduğu Seyahat Sağlığı Merkezi, riskli bölgelere seyahat edecek yolcular için ücretsiz aşı yapıp hap dağıtıyor. Sağlık Bakanlığı'na bağlı, Karaköy'de bulunan Türkiye Hudut ve Sahiller Sağlık Genel Müdürlüğü Doktoru Bekir Lütfi Çelepçıkay, seyahat edecek yolcuların gidecekleri ülkede riskli bir hastalık bulunup bulunmadığına dair bilgilendirildiklerini kaydederek "Randevu usulü çalışıyoruz. İnsanlar bize telefon açıp randevu alıyorlar. Buraya geldikleri zaman oturup beraber konuşuyoruz. Nereye gideceklerini bize anlatıyorlar. O ülkeyle ilgili riskleri ve yapılması gerekenleri anlatıyoruz. Hangi aşıları ve hangi ilaçları kullanmaları gerektiğine dair karar veriyoruz" dedi. "SITMANIN AŞISI YOK" Hastalık açısından riskli bölgeler olarak tabir edilen Sahraaltı Afrika ülkeleri ile Güney Amerika ülkelerinde özellikle Amazon bölgesini içeren ülkelerde rastlanan 'sarıhumma hastalığı'na karşı aşının yüzde 100'e yakın koruma sağladığını belirten Doktor Çelepçıkay, şu anda riskli kabul edilen ve en çok öldüren hastalığın 'sıtma' olduğunu vurguladı. Sıtmadan korunmak için herhangi bir aşının olmadığını söyleyen Çelepçıkay, sıtmadan korunma yöntemlerini sıralayarak "Riskli bölgeler daha çok Afrika ülkeleri, özellikle Sahraaltı Afrika ülkeleri, Güney Amerika ülkeleri, Uzak Doğu özellikle Güney Asya ülkeleri belli açılardan riskli kabul edilebilir. Ancak hastalıklara göre risk haritası değişebilir. En riskli hastalık dönemine göre değişiyor. Biliyorsunuz bir ara Ebola çok riskli kabul ediliyordu. Şu anda risk kabul edilebilecek en çok öldüren hastalıklar, en çok hastalandıran hastalıklar mesela sıtma. Sıtmanın aşısı yok. Elimizdeki aşılar sarıhumma aşısı, tifo aşısı, menenjit aşısı mevcut. Sarıhumma aşısını en az 10 gün önceden olmak gerekir. Sıtmadan korunmak için de ilaç kullanmak gerekiyor. Tabi ilaçtan önce cibinlik kullanmak gibi sivri sinek kovucu sprey kullanmak gibi uzun kollu elbiseler kullanmak gibi şeyler yapmak gerekiyor" diye konuştu. "SITMADAN ÖZELLİKLE KORKUYORUM" Türkiye Hudut ve Sahiller Sağlık Genel Müdürlüğü'ne seyahat etmeden önce aşı olmak için randevu alarak gelen yolculardan 29 yaşındaki öğretmen Tülay Taş, turist olarak Hindistan'a gideceğini ve sıtmadan korktuğunu belirterek "Hindistan'a gidiyorum iki hafta sonra. Tifo aşısı olmaya geldim buraya. Hindistan Konsolosluğu sitesinden zaten vizeye başvurmak için girmem gerekiyordu. Oradan aşı olmam gerektiğini okudum. Aynı zamanda Hepatit A, Hepatit B aşılarını da olmamız gerekiyormuş. Burada yapılmadığını söylediler. Sağlık Ocağı'na gideceğim. Orada olacağım. Bir ay kadar kalmayı düşünüyoruz. Dağ bayır gezebiliriz. Sıtmadan özellikle korkuyorum" ifadelerini kullandı. İstanbul'da oturma izni olan ve Kongo Cumhuriyeti'ne seyahat etmeden önce aşı olmaya Sağlık Genel Müdürlüğü'ne aşı olmaya gelen Hindistanlı yolcular da sarıhumma aşısı olacaklarını söyleyerek "Kongo'ya gidiyorum. Afrika'ya taşınıyorum. Sarıhumma aşısı olacağım. Afrika'ya giderken yapılan aşının bu olduğunu biliyorum. Umarım aşı beni koruyacak. Öyle inanıyorum. Buraya gelme sebebim de koruyacağını düşünmem" dedi. İstanbul Bilgi Üniversitesi Psikoloji Bölümü'nde öğretim üyesi Ayten Zara ise oğluyla birlikte ikinci kez Afrika'ya gideceklerini belirterek geçen yıl Asya'ya giderken aşı olmadıklarını söyledi. Riskli bölgelere sıklıkla seyahat ettiğini kaydeden Zara, "Afrika'ya gidiyoruz. Uganda, Kenya ve Tanzanya'da hem gezi hem gönüllü çalışmalar yapacağız. Hem insanlarla temas hem hayvanlarla temas olacağı için hazırlık yapmamız gerekiyordu. Aşı vurulmamız gerektiğini öğrendik. Ben o bölgeye sık seyahat eden insanlardan biriyim. Şimdiye kadar bir sıkıntı yaşamadım. Geçen sene Asya'daydık. Hiçbir şey olmadı. Orası için aşı bile vurdurmadık. Sadece dikkat ettik. Hasta olmadan da geri döndük" şeklinde konuştu. Annesi ile birlikte daha önce de Afrika'ya gittiklerini söyleyen 11 yaşındaki Can da "İlk defa değil, 3 yıl önce olmuştum son aşımı. Hiç çekinmiyorum. Hiç korkum yok. Güveniyorum ve deneyimli olduklarını da biliyorum. Bir önceki sene de gittiğim için Afrika'ya hiçbir çekincem yok" ifadelerini kullandı. - İstanbulDemirören Haber Ajansı / Güncel Güney Amerika Türkiye Afrika Asya Politika Güncel Haberler
afrika ya giderken yapılacak aşılar